Sayfa Başına Dön

Oscar Odullu Filmler

en iyi film dalında oscar kazanan filmler
Şubat ayı denilince aklıma Oscar töreni hep gelir. Eskiden uyumaz izler, izleyemezsem tekrarına bakardım muhakkak. Bu yıl  ödül sahiplerini beklerken aklıma geçmişten bugüne tüm Oscar kazanan filmleri sıralamak geldi. En iyi film dalında kazananları hatırlamak, bilmediklerimizi öğrenmek açısından güzel bir liste olacağını düşündüm. Oscar ödüllü filmler 1929'dan 2018'e kadar hepsi listede mevcut.

Oscar ödülleri 1929'da ilk verilmeye başlamış. Haliyle 1929'dan günümüze Oscar alan filmleri burada sıraladım. Belirttiğim yıllar Oscar ödülü kazanılan yıllar. Filmin yapım yılı bildiğim kadarıyla bir sene öncesi oluyor.

Oscar Kazanan Filmler Listesi :
1. 1929 Kanatlar (Wings): İlk Oscar alan film.
2. 3 Nisan 1930 Broadway Melodisi
3. 5 Kasım 1930 Batı Cephesinde Hiçbir şey Yok
4. 1931 Cimarron
5. 1932 Grand Hotel
6. 1934 Cavalcade
7. 1935 Bir Gecede Oldu
8. 1936 Bounty'de İsyan
9. 1937 Büyük Ziegfeld
10.1938 Emile Zola'nın Hayatı
11.1939 Para Beraber Gitmez
12. 1940 Rüzgar Gibi Geçti
13. 1941 Rebecca
14. 1942 Vadim O kadar Yeşildi ki
15. 1943 Bayan Miniver
16. 1944 Kazablanka
17. 1945 Yolumda Giderken (Going My Way )
18. 1946 Yaratılan Adam (The Lost Weekend)
19. 1947 Hayatımızın En Güzel Yılları

20. 1948 Centilmenlik Antlaşması
21. 1949 Hamlet
22. 1950 Kralın Bütün Adamları ( All The King's Men)
23. 1951 Perde Açılıyor
24. 1952 Paris'te Bir Amerikalı
25. 1953 Harikalar Sirki (The Greatest Show on Earth)
26. 1954 İnsanlar Yaşadıkça
27. 1954 Rıhtımlar Üzerinde
28. 1955 Marty
29. 1957 Sensen Günde Devri Alem(1956)
30. 1958 Kwai Köprüsü
31. 1959 Gigi

32. 1960 Ben-Hur
33. 1961 Garsoniyer
34. 1962-Batı Yakasının Hikayesi:
35. 1963 Arabistanlı Lawrence
36. 1964 Tony Jones
37. 1965 Benim Güzel Meleğim
38.1966 Neşeli Günler
39. 1967 Her Devrin Adamı
40. 1968 Gecenin Sıcağında
41. 1969 Oliver (Müzikal)
42. 1970 Geceyarısı Kovboyu
43. 1971 General Patton
44. 1972 Kanunun Kuvveti
45. 1973 Baba
46. 1974 Belalılar
47.  1975 Baba 2
48.  1976 Guguk Kuşu
49. 1977 Rocky
50. 1978 Annie Hall

51. 1979 Avcı
52. 1980 Kramer Kramer'e Karşı
53. 1981 Sıradan İnsanlar
54.  1982 Ateş Arabaları
55.  1983 Gandhi
56.  1984 Sevgi Sözcükleri
57.  1985 Amadeus
58.  1986  Benim Afrikam
59.  1987  Müfreze
60.  1988 Son İmparator

61.  1989 Yağmur Adam
62.  1990 Bayan Daisy'nin Şoförü
63- 1991 Kurtlarla Dans
64. 1992 Kuzuların Sessizliği
65. 1993 Affedilmeyen
66. 1994 Schindler'in Listesi
67. 1995 Forrest Gump
68.  1996 Cesur Yürek
69. 1997 İngiliz Hasta
70. 1998 Titanik

71. 1999 Aşık Shakespear
72. 2000 Amerikan Güzeli
73. 2001 Gladyatör
74. 2002 Akıl Oyunları
75. 2003 Chicago (Müzikal)
76. 2004 Yüzüklerin Efendisi-Kralın Dönüşü
77. 2005 Milyonluk Bebek
78. 2006 Çarpişma:
79. 2007 Köstebek (The Departed):
80. 2008: İntiharlara Yer Yok (No Counter for Old Men): Kitap uyarlanması film

81. 2009 Milyoner (Slumdog Millionaire)
82. 2010 Ölümcül Tuzak( The Hurt Locker)
83. 2011 Zoraki Kral (The King Speech)
84. 2012 The Artist
85. 2013 Argo
86. 2014 12 Yıllık Esaret (12 Yaers A Slave)
87. 2015 Cahilliğin Umulmayan Erdemi (Birdman)
88. 2016 -Spotlight
89. 2017-Ay Işığı (Moonlight): Türü dram. Kitaptan uyarlanmış.
90. 2018-Suyun Sesi: Romantik, fantastik.

Merak edenler için Oscar alan filmleri sıraladım.


Parfum Sloganlari

parfüm reklam sloganları
Aslında sloganlar konusunu artık kapatıp farklı konulara yönelmeyi düşünüyordum. Ancak bazı durumlar parfüm sloganları ile ilgili yazı yazmamın gerekliliğini hissettirdi bana. Bazen bir konuyu siz bulursunuz bazen de konu sizi bırakmaz. Sanırım bu ikinci seçenek bu yaşadığım durumu en iyi şekilde ifade ediyor. Gerçi bundan da pek şikayetçi değilim.

Parfüm denilince ilk akla gelen markalardan biri  Chanel No 5.  Bu marka ile ilgili bir araştırma yapınca iki sloganı karşıma çıktı. Bunlardan biri Efsaneler, efsane kokuları sürer... diğeri  yaşayan her kadın No 5'i sever... 

D&P Perfumum  markasının çok hoş bulduğum reklam sloganı: Her şey unutulur, kokunuz asla!
Cecile: Hayata Rengini Yansıt.
Privacy: Aşk bile bile tutsaklıktır...
Caldion markasının sloganı : Önce hisset sonra yaşa.

Birkaç markanın slogan örneklerinden bahsettikten sonra benim önerilerim şu şekilde:

Parfüm Sloganları:
Kokunla İz Bırak
Farkını Yansıt
Mutluluğun Kokusu
Parfümün Seni Yansıtır

Bu Senin Tarzın
Büyüleci ve Etkileyici
Senin Büyüleyici Yansıman
Güzel bir koku iyi hissettirir
Bu Koku Senin Tarzın
Modun Değişsin...
Kendine Güven

Sendeki Zarafet...
Bu koku sana çok yakışır...
Özel Hisset...
Kendine değer verenler için...
Size Özel...
Kendine Güven, Kendini Güçlü Hisset...
Zarafetin Kokusunu Hisset...

Bu Senin Tarzın, Bu Senin Işıltın...
Sana Güzellik  Katacak...
Bu kokuda bir ışıltı var...
Kendi Kokunu Keşfet...
Sen Özelsin...
Masalsı bir koku...

Bu içerikler de belki ilginizi çekebilir:
Kahve Sloganları
Sigorta Sloganları


Kendimi Nasil Degistirebilirim?

kendimi nasıl değiştirebilirim
Herkesin  zaman zaman kendisine kendimi nasıl değiştirebilirim? diye sorduğu oluyordur. Hiç düşündünüz mü? Yıllarca hep aynı hatayı yapıyoruz, olumsuz tepkiler alsak da hep aynı şekilde davranmaya devam ediyoruz, huylu huyundan vazgeçmez diyerek aynı şekilde yaşayıp gidiyoruz. Sadece eksik tarafımızdan bir tanesi üzerinde çalışsak sadece  bir yıl boyunca düşünün çok şey değişecek aslında. Sadece bir konuya odaklanmak kulağa hoş geliyor. Ancak yine de bunun için bazen harekete geçmiyoruz, geçemiyoruz. İşte bu noktada güzel bazı yöntemler bize yardımcı olabilir.

Kendini Değiştirmek için Benjamin Franklin'in 13 Erdemi:
Benjamin Franklin isminden zaman zaman bloğumda bahsediyorum. Kendi kendini yetiştirmiş, geliştirmiş;  mucit, diplomat, yazar gibi daha saymadığım pek çok alanda başarılarıyla tarihe adını yazdırmış  bu kişiyi tanımayan, bilmeyen yoktur sanırım. Ve kendi uyguladığı teknikler de bir o kadar meşhur.

Yıllar önce  Dale Garnigie kitaplarını okuduğumda bu isimle çok karşılaşmışımdır. Kendimi nasıl değiştirebilirim? diyenler için  Benjamin Franklin'in uyguladığı 13 hata yöntemini paylaşmaya karar verdim. Onun yöntemi kısaca şu şekilde; Franklin kendinde gördüğü on üç hatası olduğunu fark etmiş. Ve her hafta bir kusuru üzerinde çalışarak kendini düzeltmeye çalışmış.

Garniegie kitabında  Franklin'in bu yöntemine 13 hata olarak nitelendirdiği için ben de öyle kullanıyorum. İnternette daha çok 13 Erdem ya da Prensip olarak geçiyor.

Bu yöntemi uygulamayı uzun zamandır kafama koymuştum aslında. Ancak nasıl uygularım diye düşünüyordum. Sonunda biraz araştırarak biraz da kendi yöntemlerimden yola çıkarak hayata nasıl entegre edeceğimi kavradım.

Bu yöntemi nasıl uygulayacağız? 
Kendimizde gördüğümüz ya da bize bir şekilde geri bildirimde bulunulmuş olan kişilerden yola çıkarak eksik yönlerimizi  önce belirliyoruz.

Mesela eskiden bir arkadaşım benim alıngan olduğumdan bahsetmişti. Bense epey kararsız bir insan olduğumu düşünüyorum. Bu iki eksik tarafımı listeye yazıyorum. Kendinizde değiştirmek istediğiniz konuları belirliyoruz önce.

 Bu şekilde aklınıza gelen hatalarımızın hepsini bir kağıda yazıyoruz. Ve hepsinden yalnızca  birini seçip sadece bir hafta üzerinde çalışıyoruz. Bir sonraki hafta diğerine geçiyoruz. 13 hata belirlediyseniz 13 hafta sonra her biri üzerinde çalıştıktan sonra tekrar başa dönüyoruz. Birinci sırada kararsızlık varsa 13 hafta sonra tekrar başa dönüp kararsızlık üzerinde çalışıyoruz.

Franklin'in bu yöntemine benzer bir çalışmayı eskiden ben daha farklı şekilde uyguluyordum. Bir hafta değil de bir ay bir konu üzerinde çalışmayı denemiştim. Ve sıkılıp bırakmıştım. Biliyorsunuz bir konunun beyninizde kalıcı hafızaya geçmesi ya da alışkanlık olması için yaklaşık 21 gün aynı şeyi her gün yapılması öneriliyor. Bunu bazı şeylerde uygulasam da bazı konularda sıkılıp bıraktığımı fark ettim. Bir de birkaç konuyu aynı anda çalışmak insanı yorduğunu daha önceki deneyimlerimden biliyorum.

Franklin'in sadece bir konuyu bir hafta için zaman ayırması bana çok mantıklı geliyor. Ben bu yöntemi tam uygulamasam da sadece şu sıralar ufak ufak denemeler yaptığımda  bendeki değişimleri hissediyorum. Bende bu kadar çabuk ve kolay değişim olmasının nedeni üzerinde daha önce çalıştığım konular olması. Şimdi sadece bildiklerimi bu yöntemle sistematik planlı hale getirmeye çalışıyorum. Örneğin bu hafta hangi konu üzerinde çalışıyorum? diye düşündüğümde dikkatim hemen haftanın  konusuna yöneliyor. 

Benjamin Franklin'in 13 Erdem'i diye internette ararsanız onun hangi konular üzerinde çalışmış olduğunu bulabilirsiniz. 
kendimi nasıl değiştirebilirim

Günlük Tutmak:
Duygularımızı ve düşüncelerimizi ifade etmenin en güzel yollarından biri günlük tutmak. Günlük tutmanın faydalarını anlattığım bir yazım olduğu için günce tutmanın yararlarına burada pek değinmeyeceğim.

Ancak kendimde gözlemlediğim bir konudan bahsetmek istiyorum. Bazen konuşmak istediğim, içimde biriktirdiğim düşünceler oluyor.  O zaman günlük tutma ihtiyacı duyuyorum. Önceleri defterlere çok yazmışlığım vardı. Bu nedenle aradaki farkı çok iyi görebiliyorum.

Kendi içimizde güçlü, daha olumlu olmanın yolu kendi içimizde neler olduğunun farkında olmaktan geçiyor. İşte bu nedenle yazmak en iyi terapilerden biri diye düşünüyorum. Tabii bunu doğru şekilde uygulamak  önemli. Sürekli eleştirel yazmak size terapi yerine daha da karamsarlığa itebilir. Burada önemli olan duygu ve düşünceleri ifade ettikten sonra bunu olumluya çevirebilmek, yaşadıklarından ders çıkarabilmek.

Kendini değiştirmek için çıktığınız bu yolda günlüğün çok iyi bir yardımcı olacağını düşünüyorum.
Kısaca içimizde biriken olumsuz düşünceleri ifade edip kurtulmanın bir yolu günlük yazmaktan geçiyor. Ayrıca hatalı düşünce yapımızı görmek açısından çok büyük faydası olacaktır.

Bir ara gönderilmemiş mektuplar da yazıyordum. Birine hitap ederek yazmak bile inanır mısınız zihninizi netleştiriyor. Sorunun çözümü için aklınıza fikirler geliyor. Bunu da deneyin derim.

Günlüğün sadece bir dert köşesi olarak değil kendinizle iletişiminizi güçlendirmek için bir yol olarak görün. Ayrıca öğrendiğiniz bilgileri, yaptıklarınızı ve sonuçları da yazarak kendinizdeki değişimleri fark etmek, günün muhasebesini yapmak da size değer katacaktır.
insan kendini nasıl değiştirir

Düşünceleri Değiştirmek:
Bir insan kendini ya da hayatını değiştirmek istiyorsa ilk önce düşüncelerini değiştirmekle başlaması gerektiğini birçok kişisel gelişim kitapları ve uzmanları anlatır. Ben de buna katılıyorum. Bazen öyle karamsar bir düşünce yapısında oluyorum ki her şey de buna paralel olarak ters gidiyor. Sizler de buna benzer durumlar sanırım yaşamışsınızdır.

Yukarıda günlük tutmaktan bahsettim. Günlüğü düşüncelerinizi, duygularınızı ifade etmek ve analiz etmek için; yaptıklarınızı ve sonuçlarını görmek için önerdim. Daha spesifik  bir çalışma  düşüncelerinizi değiştirmek için yapacağınız bir çalışma olacaktır. Bu teknik  %100 Düşünce Gücü kitabında öneriliyor.

Yöntem:
Kitabın yazarı bir danışanına  bir kırtasiyeden bir defter almasını tavsiye eder.  Olumsuz düşüncelerinin farkına vardıkça bunları yazmasını söyler. Bu olumsuz düşünceleri analiz ederek yerine olumlularını koymasını önerir. Yöntemimiz bu kadar basit. Buna benzer bir  tekniği anlatan bir kitaptan bahsettiğim Olumsuz Düşüncenin Ötesinde adlı yazıma da bakabilirsiniz.

Bu yöntem çok etkilidir. Yalnız burada bir sorun varken sorun yok, sorun yok, sorun yok demeyi kastetmiyorum. Bu kendini kandırmak olur. Bizim burada amacımız sorunları yok saymak değil. Tam tersi problemleri kabul edip gerçekçi şekilde ele almak için zihin yapımızı düzenliyoruz.

Kısaca bakış açısını değiştirmek, zihninizin arka planında dönen size faydası olmayan düşünceleri değiştirmek için bir çalışma bu. Yanlış düşünme biçimlerimizi düzelterek, düşüncemizi doğru yapılandırdığımızda değişimi fark edeceksiniz.
kendimi değiştirmek istiyorum

Kendinizi değiştirmek için önce  kendi üzerinizde  çalışmanız gerekiyor. Sizi en çok rahatsız eden, ilerlemenizi engelleyen eksik yönleriniz ne? Bunları belirleyip üzerinde çalışın. Bir deftere çalışmalarınızı not almak da çok yardımcı olacaktır. Kendimi nasıl değiştirebilirim? sorusuna kendi faydalı bulduğum yolları anlatarak cevap vermeye çalıştım.

Bu yazım da belki ilginizi çekebilir:
Kendimi Nasıl Geliştirebilirim?

Kahve Sloganlari

markaların kahve sloganları
İsmini duyunca bile keyif veren, kitapların yanında iyi giden, sohbetlerde olmazsa olmaz, soğuklarda sımsıcak içimizi ısıtan kahve olmasa da  kahve sloganları yazımın konusu olacak.

Benim için kahve; bir Türk kahvesi bir de Nescafe diye ikiye ayrılır. Çocukken ne öğrenirseniz o kalıcı oluyor sanırım. Nescafe ülkemizde bir marka değil de bir kahve çeşidiymiş gibi kullanılması ve zamanında pek rakibi olmaması da zihinlere yer etmesinde çok önemli payı olduğunu düşünüyorum. Tıpkı asprin, selpak gibi...Tabii Nescafe istikrarlı şekilde reklamlarıyla her zaman gündemde kalmasını da bildi.

Starbucks şimdilerde ülkemizde çok revaçta. Bu kahve bardaklarına aslında yabancı filmlerden epey aşinaydım. Ülkemize de iyi bir giriş yapmış.

Şimdilerde o kadar çok markalar  ve çeşitler var ki bilinir olmak ve pazarda yer bulmak daha zor gibi. Bu nedenle daha fazla kişiye ulaşmak, kalıcı ve bilinir olmak için reklamlar kadar sloganlar da önemli hale geliyor.

Bu yazımı hazırlarken bayağı bir kahve reklamı izleme fırsatım oldu. Ve bu kadar çok kahve markasıyla karşılaşacağımı ummamıştım. Buraya tabii markaların sadece bir kısmını yazdım.

Aşağıda önce kahve markalarının sloganlarına sonra da benim  kendi bulduğum sloganlara yer verdim. Benimkiler biraz havada kalabilir. Değiştirerek amacınıza uygun şekilde uyarlayabilirsiniz.

Markaların Kahve Sloganları:
By Dibek: Her eve gerek..
Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvecisi: Falınızda muhabbet var...
Bayramefendi Osmanlı Kahvecisi: Bir geleneğimiz var
Tchibo: Bizim en büyük tutkumuz, sizin kahve aşkınız...
Kuru Kahveci Mehmet Efendi:  Zamanla yarışmadığınız, barıştığınız zamanların kahvesi...

Jacobs:
Asla kopamazsın.
Kokusu bir araya getirir.

Kahve Dünyası: Hepimizin Ortak Noktası
Lavazza: Fincandaki cennet

Nescafe: 
Kahvenin en iyisi
Kokusunda davet var
Bi'tanısan seversin
Keşfetmeye bi'Nescafe ile başla...
Paylaşılacak anlar için...

Mahmood Coffee:
Moduna göre kahve...
Kahve Mahmood'dan gelir aman...
İşte mola keyfi, işte Mahmood Coffee...
Keyfinizi tatlandırın...

Starbucks:
Küçük Zamanlara...
Starbucks'tayız. Sizleri de bekleriz...
Bir kahveden öte.
Kahve bir tutkudur.
Sadece iyi kahve...

Cafe Crown:
Cafe Crown iç, Fazla Takılma
Daha Çok Sen
Latte keyfi evinde!

Cafe Breno: En iyiler en iyisini hak eder. Sonunda Hak Ettiğiniz Kahve
Sesso: Bir Aşk Kahvesidir

Kahve Sloganları ile ilgili Benim Örneklerim:
Günün keyifli bir anı olsun...
Hayatın keyfini hisset...
Namıdiğer keyif...
Hayat sana güzel...

Kahve kokusu gibisi yok...
Keyfin yerine gelsin...
Bu kahve bir başka...
Mükemmel lezzet, keyifli bir tat...

Hayattan keyif al...
Benim kahve keyfim var...
Gününü keyiflendir...
Bi'kahve iyi gelir...

Bi'kahve ile canlan...
Hayatı fark et
Daha mutlu hisset...
Keyif veren tat...
En lezzetli koku, kahve kokusu...
Bir yudum kahve modunu değiştirir hemen...
Mutluluğun keyfi...
Bir kahve kokusu mutlu etmeye yeter...

Sloganların devamı gelecek...

Sigorta Sloganlari

sigorta slogan örnekleri
E-posta ile ya da iletişim sayfasından gelen sorulara cevabımı mümkün olduğunca bloğumda yer vermeye çalıştığımı daha önce değinmiştim. Bu yazımda onlardan biri olacak. Sigorta sloganları ile ilgili bir mesaj alınca bu yazımı hazırlamaya karar verdim. Aslında uzun zamandır  bloğumda ne yazsam diye düşünüyordum. Bazen ziyaretçilerden gelen sorular bana bu durumlarda yardımcı oluyor.

Slogan bulmak epey zor bir konu. İddialı  sloganlar olmasa bile bir  fikir, belki ilham verecek örnekler çıkaracağını umuyorum.

Örneklere geçmeden önce bir döneme damgasını vurmuş ve benim de aklımda kalmış  bir sigorta reklamından bahsetmeden geçemeyeceğim:
Reklamlarda küçük bir kız çocuğu diyordu ki; evinizi seviyorsunuz sigortalıyorsunuz, arabanızı seviyorsunuz sigortalıyorsunuz, peki beni sevmiyor musunuz? Bu sigorta reklamı o kadar  başarılıydı  ki yıllar geçse de hala çok net hatırlıyorum.

Şimdi düşünüyorum da konut, ferdi, araba..gibi tüm hepsini dile getiren, amacını çok iyi ifade eden, akılda kalıcı bunun gibi güzel bir slogan bulunur mu? Tabii bulunur mu bilinmez...Ben örneklerimi sunuyorum.

*Kendinize ve sevdiklerinize değer...
*Hayatta beklenmedik sürprizlere bir sigorta...
*Kendine Bir İyilik Yap...
*Hayat Sana Daha Güzel...
*Gelecek Endişeniz Olmasın...
*Geleceğinize En İyi Yatırım...
*Hayata Güvenle Bak...
*Geleceğini düşünenler için...
*İlerisi için bir teminat...
*İleride ne olacağı bilinmez; ancak tedbir alınabilir...
*Sizin Desteğiniz  Bir Sigorta Olacak...
*Aksiliklere karşı bir teminat...
*Hazırlıklı Olmak İyidir...
*Hayat Böyle Daha Rahat...
*Geleceğinizi Garanti Altına Alın....
*Değer verdiğiniz şeyleri güvence altına almanın en iyi yolu...
*Zor zamanda kimse yanında olmaz derler...Doğru mudur bilinmez...Sen Kendini Güvenceye al...
sigorta acenta sloganları
*Sizin de Bir  Desteğiniz Olsun...
*Herkesin Desteğe İhtiyacı Olduğu Zamanlar Vardır...
*Zor zamanlarınızda yanınızda...
*Geleceğe bir teselli değil bir güvence...
*Sigorta güvenceniz...
*Daima Yanınızda...
*Yarınlara Güven...
*Hayatınızda her şeyin bittiği bir an olmasın... Şimdiden  yatırım yapın...
*Yaşamdaki Krizleri Yepyeni  Bir Başlangıca Dönüştürün...
*Çok zor günler yaşamamak için bugünden bir şeyler yap..
*Sigortayla İçiniz Hep Rahat...
*Hayatınızdaki Dengeyi Riskler Karşında Koruyun...
*TamYıkıldığınız Anlarda Sizi Dimdik Ayakta Tutan Sigortanız...
*Keşke Dememek için Şimdiden Yatırım Yap...
*Sigortası Olan Yaşadı...
*Yardım İstemek Zordur...Arkanı Sağlama Al...
*Beklenmedik Durumlar için İyi Yatırım...
*Umulmadık Durumlar için En İyi Çözüm...
*Geleceğe Güvenle Bak...
*Zor Günlerin Dostu...
*Aksiliklere karşı bir sigortanız olsun...
*Her ihtimale karşı bir önlem...
*Ne olur ne olmaz bir B planınız olsun...
*Geleceğinizi Koruyun...
*Daha rahat yaşamak için iyi bir tercih...
*Gelecek endişesine son...
*Geleceğinizi garantileyin...
*Riskli zamanlarda hayatınızı yoluna koymak daha kolay olabilir...
*Risklere karşı kendinizi ve sevdiklerinizi koruma altına alın...
*Karşınıza çıkan her riske önlem...
*Geleceğe Yatırım...
*Yatırımlarınız Gelecekte Size Destek Olacak...
*Arkanızdaki Gücünüz...
*İhtiyaç zamanlarında sizin sigortanız...
*Yarınlara Güvence...
*Değer verdiğiniz şeyleri sigortalayın...
*Bizimle Gerisini Düşünme...
*Sektörde Öncü...
*Gelecek Günlere Yatırım...
*Kendin için bugün bir şey yap...

Belki bu yazım da ilginizi çekebilir:
Slogan Örnekleri


Blog Yazmak İstiyorum Diyenler için Oneriler

blog yazmak istiyorum
Blog açmak isteyenlerden sorular geliyor bazen. O zaman söyleyecek o kadar çok şeyim oluyor ki pek tabii çoğunu da yazamadığımı fark ediyorum. Sonradan şundan da bahsetseydim keşke dediğim oluyor. E-postalara verdiğim cevapların  yeterli olmadığı  hissine kapılıyorum. Sonradan hatırladığım fikirler altın değerindeymiş gibi önem kazanıyor bir an gözümde.  Bazı şeyleri e-postayla ifade etmek nedense zor oluyor benim için. Bu nedenle Blog yazmak istiyorum diyenler için zihinlerindeki belirsizliği biraz olsun gidereceğini düşündüğüm fikirlerimi, deneyimlerimi, önerilerimi paylaştığım yol gösterici bir yazı yazmaya karar verdim.

1-Bloğunuz Hobiniz Olsun:
Blog açmak isteyenlere ilk önereceğim şey bunu hobi olarak görün, yapın. Böylece karşınıza çıkan olumsuzluklar karşısında yılmaz devam edersiniz. Kendinizi yalnız hissettiğinizde, ben ne yapıyorum dediğinizde, kopyaların öne geçtiğinde, kimse yazılarınızı okumadığını düşündüğünüzde pes etmezsiniz.

Bloğunuz boş bir sayfa; bloğunuza ne yazarsanız, izlediğiniz yol ne ise onun karşılığını alırsınız.Tabii izleyeceğiniz yol başlarda belirsiz olduğu için hobi olarak düşünmeniz size iyi gelecektir. Yazmaktan keyif alın; tecrübelerinizi, bilgilerinizi yazarak bir anı bırakın kendinize...Öğrendikçe ve yazdıkça profesyonelleşeceksiniz...

2- Zaman çok çabuk geçiyor. Blog açmak istiyorsanız beklemeyin hemen açın :
Bir yıl sonra yine bir şeyler yapmak isteyeceksiniz, iki yıl sonra fark yaratacak bir şeyler yapmak isteyeceksiniz.Üç yıl sonra bir bakmışsınız keşke blog açıp, ilgilenseydim diyeceksiniz...O yüzden hiçbir beklentiniz olmadan bloğunuzu açın. Yazın. İleride bloğunuzun ne kadar faydası olacağınızı bilemezsiniz.

Yıllar geçtikçe bloğunuzun yaşı ilerledikçe siteniz değerleniyor. İnsanlar kendi bilinirliğini artırmak için bloglara başvuruyorlar. Kitaplarını, ürünlerini tanıtmak için sitelere para veriyorlar...

 İleride işinizle ilgili bir girişim için elinizde bir bloğunuz olsun....Sosyal ağınız nasıl varsa kapatmayı düşünmüyorsanız bloğunuzda öyle hep var olsun...

İnternette bir sitenizin olması size referans olması açısından çok kapılar açabilir. Hobi olarak başladığınız bu işi profesyonel devam etmek istediğinizde donanımlı olacaksınız....Birçok insana ulaşmanın en iyi, uygun mecralardan biri.

3-İlk iki, üç ay kimsenin gelmediğini bilin:
Bundan dört sene önce bloğumu ilk açtığımda bloğuma herkes bir anda gelecek sanıyordum. Başlarda tedirginliğim biraz bu yüzdendi. Meğersem işler öyle yürümüyormuş. Her şeyin bir sırası varmış. Benim için aslında ziyaretçi gelmemesi çok iyiydi. Ben de bu zamanı öğrenmekle geçirmiştim.

Aslında Google'ın bloğunuzu kısa sürede fark etmesi, yazılarınızın sıralamada daha kısa sürede yer alması için bazı yapılması gerekenler varmış. Mesela yazılarınızı sosyal ağlarda paylaştığınızda bu zamanı kısaltmanız mümkün. Google Console ve Analytics 'de mülk olarak sitenizi  ekleyerek  Google'a tanıtabilirsiniz. Diğer bloggerlerin sayfalarında yorum yaparak kendi kitlenizi oluşturarak da daha kısa sürede bu amacınıza ulaşabilirsiniz.

Eğer çok acemi olduğunuzu düşünüyorsanız bir bilginiz yoksa o zaman bu yalnızlık ve ıssızlık dönemini kendiniz geliştirmek, öğrenmek için bir fırsat olarak değerlendirin. Bloğun teknik konularını öğrenmek ve içerik oluşturmak için kimsenin olmamasının iyi bir şey olduğunu düşünerek bloğunuzla ilgilenin.

Siz ziyaretçi gelmiyor diye bloğunuzu terk ettiğinizde, belli bir süre sonra Google  internette yazılarınıza yer verebilir...Sizin beklentinize biraz geç cevap veriyor. Yeni sitelerin Google tarafından fark edilmesi biraz zaman alıyor. O nedenle pes etmeyin ısrarla devam edin. Yazı yazdıkça görünür olmaya başlayacaksınız.

4-Ne Konuda Yazacaksınız?
Ne yazacağınız konusunda bir fikriniz yoksa bildiğiniz bir konuda yazmaya başlayın. Bir hobiniz var mı? Örgü, kendin yap, el işleri, çizim, yemek...gibi... Kitap okumayı çok seviyorsanız kitaplardan başlayın. Ya da kitap okuma alışkanlığı edinmek istiyorsunuz. Bloğa yazmak için kitap okumak sizi harekete geçirebilir. Bir de kitap hakkında yazdıklarınız yazma konusunda kendiniz geliştirmek için güzel bir yöntem olabilir. .

Film izleyen biriyseniz filmlerle ilgili bir blog olabilir. Ya da öğrenmek istediğiniz bir alanı belirleyip hep kendinizi geliştirirken hem de bu öğrendiklerinizi paylaşabilirsiniz. Kodlama öğrenmeye karar verdiniz bu konuda taze taze öğrendiklerinizi yazabilirsiniz.

Mesleğinizle ilgili bir blog çok daha güzel olabilir. Hem bildiklerinizi paylaşırsınız hem de kendinizi geliştirmek için bir vesile olur. İnsanların eksikliklerini görmesi açısından çok güzel bir yol aslında.

Ben bazı arkadaşlara neden işinizle ilgili bir blog açmıyorsunuz diyesim var. İnsanlar deneyimli tecrübeli kişilerden muhakkak yararlanmak istiyorlar.
Hangi konuda blog açmalıyım  başlıklı yazıma da göz atabilirsiniz.

5-Para Kazanabilir miyim?
Para tabii kazanabilirsiniz. Bloğunuzu açtınız. Yazılarınızı yazdınız. Belli bir süre sonra Google Adsense'e başvuruyorsunuz. Siteniz onaydan geçtikten sonra reklamlar sitenizde görünüyor. Adsense tıklanma başına ve görüntülenmeye göre kuruş olarak başlarda kazandırıyor. Reklamları doğru yerleştirirseniz ve zamanla günlük kazandığınız bu kuruşlar tl'ye yükselebilir. Ziyaretçi sayınız ne kadar fazla olursa; yazdıklarınız, reklam verenlerin reklamlarıyla ne kadar alakalıysa...gibi birçok faktör kazançları etkiliyor.

Aslında para kazanmak için farklı alternatifler de bulunuyor. Dediğim gibi bloğunuzu hobi olarak görün. Para kazanmaya odaklanırsanız başlarda hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ziyaretçi sayınız, hangi alanda içerik paylaştığınız, kaliteniz...gibi bir çok faktör etkiliyor kazançları..

6-Aileme, çevreme bloğumdan bahsetmeli miyim?
Bence blog açarken sorulması gereken önemli sorulardan biri. Ailemin, çevremin benim bir bloğum olduğundan haberleri yok mesela. Blog açmayı düşündüğüm zaman biraz bahsetmişti onlara.

Kamuoyu yoklaması yapmıştım yani. Aslında çok destekleyici yaklaşmışlardır. Ancak bloğumu saklamamın benim motivasyonum açısından daha iyi olacağına karar vermiştim. Şimdi rahat rahat yazıyorum. Bilseler bloğumdan çıkmazlar sanırım...

Bazı blogger arkadaşların keşke çevreme söylemeseydim diye yakındıklarını yazılarında okuduğumda doğru karar verdiğimi daha iyi anlıyorum. Kişisel blog olarak yazanlar bazı şeylerden bahsedemediklerinden söz ettiklerini görüyorum.

Bazı bloggerlar ise yaşadıkları sorunları bloğa taşıdıklarında, bahsettikleri kişiye cevap hakkı doğuyor ve bu cevap hakkını kullandıklarını gördüğümde düşüncelerimin çok isabetli olduğunu anlıyorum o zaman. Gerçi şikayetvari bir yazı yazmıyorum ben...

Yakın çevrenizin hatta sizi tanıyanların bloğunuzu bilip bilmemesinin size avantaj mı dezavantaj mı olacağını sorgulamanızı tavsiye ederim.
blog açmalş istiyorum

7-Blog Sahibi Olarak Hep Araştırın, Daima Araştırın:
İşler istediğiniz gibi gitmese de bloğunuzla ilgilenmeyi bırakmayın. Eğer ne yapacağınızı bilmiyorsanız araştırın. Tıkandığınızda araştırın. Yanlış giden şeyler olduğunda araştırın. Kafanız karıştığında araştırın. Muhakkak sizin sorunlarınızı yaşayan ve çözümü paylaşan birileri daha önce olmuştur internette....

8-Biriyle konuşuyor, sohbet ediyormuş gibi yazmak:
Bu konuya özellikle değinmek istiyorum. Blog açmak konusunda teşvik edici yazılar yazıyoruz. Ancak sizin ne yazacağınıza ve nasıl yazacağınıza biz karar veremeyiz.

Televizyonda ünlülerin ideal kişiler olmasını istiyoruz. Okuduğumuz kitapların doğru mesajlar vermesini... İnternette de bu böyle. Normal insanlar olarak bir bloğumuz olsa da yazdıklarımız kimseyi rahatsız etmeyecek, doğru mesajlar vermesi gerekiyor. O nedenle üslubumuz, yazdıklarımız, ne yazdığımız tüm insanlığı olumlu etkileyecek şeyler olmalı. Hepimiz normal hayatta birçok kusurumuz, hatalarımız var. Ancak kitaplarda, ünlülerden hatta sosyal ağlardaki paylaşımlarda bile ideal, doğru olanı görmek isteriz. Bu blog için de geçerli...

Bir konuda uzman değilsek kitap dili, bilimsel bir dil kullanmaktan kaçınmak gerektiğini düşünüyorum. Bir arkadaşınızla konuşuyormuş gibi sohbet ediyormuş gibi yazmanız kendi tecrübelerinizden bahsetmeniz daha samimi olur.
blog açmak isteyenlere öneriler

9-Seo Önemli (Arama Motoru Optimizasyonu):
Google sıralamasında yazınızın yer almasın istiyorsanız Seo çalışması yapmalısınız. (Ben arama motoru olarak hep Google'dan bahsetsem de tabii tüm arama motorları için geçerli anlattıklarım...)

Ben terimlere çok takılan birisi değilim, hiç de olmadım. Bundan dört yıl önce Seo kelimesi pek çok kez karşıma çıksa da hiç araştırma gereği duymamıştım. Uzmanların ilgilendiği ulvi ve uygulaması zor bilgiler bütünü olarak diye düşünmüş, bu konuyu bir kenara koymuştum.

 Ben daha çok bloğumu geliştirmeye ve yazılarımla ilgilenmeye odaklanmıştım. Önce hedef kitlemi belirlemiştim; organik ziyaretçilerin yazılarıma ulaşması ilk amacımdı. Bunun için yazılarımın Google sıralamasında yer alması gerektiğini biliyordum. Anahtar kelimeler, etiketler...gibi konulara önem verdim.  Bloğumun hızı için resimleri optimize ettim. Özellikler kısmını boş bırakmadım.

Kısaca bloğum için düzenlemeler, iyileştirmeler yoluna gittim hep. Sonra öğrendim ki bu yaptıklarımın adı Seo'ymuş.  Bu kaçındığım konuyu bir gün araştırdığımda gerçeği fark etmiştim. Zaten isimler konusunda bir problemim olduğunu hep düşünürüm.

Bazı arkadaşların yazılarında Seo kötü bir şeymiş gibi bahsettiklerine rastlıyorum. Ve çok şaşırıyorum. Acaba onlar Seo'yu  ne olarak görüyorlar çok merak ediyorum.

Seo neden önemli?
Bir yazı yazdınız ve hedef kitleye ulaşmak istiyorsanız Seo çalışması gerekiyor. Seo derken neyi kastediyorum? Bir mektup yazdık. Ptt verdik. Adres yok. Kime gideceği yazmıyor. Adresi, göndereceğimiz kişi olmadan mı postaya veriyoruz mektubu. Hayır.

Mektubunuzu özenle yazdınız. Zarfa adresini, kime gittiğini yazdınız. Neden? Bir mektup yazarken gideceği kişiye ulaşması için bu bilgileri yazıyoruz da Google gibi arama motorlarında yazınızı okumak isteyen kitleye ulaşması için adresi yazımızda niye belirtmeliyim ki? Yazınız Google'nın sonsuz alanında bir yerlerde görünüyor ama acaba nerede?

Bir insan sizin yazınızı okuyup..hımmmm ana fikri bu. O zaman şu şekilde arama yapanlara bu yazı ulaşsın diye bir kategoriye ayırmıyor. Botlar yazı içerindeki anahtar kelimelere, etiketlere göre yazıları sıralıyor, kullanıcıların aradığı cümlelerle eşleştirmeye çalışıyor.

Gerçi yapay zeka gün geçtikçe bayağı gelişiyor belki çok yakın bir zamanda bu anahtar kelimeye bile gerek duymadan direkt yazınızın ne olduğunu anlayan botlar olacak. Tabii o zaman gelene kadar biz şimdi öğrendiklerimizi en iyi şekilde uygulayalım.
blog açmak isteyenlere öneriler
Anahtar Kelime Kullanımı:
Anahtar kelime Seo açısından önemli. Google sıralamasında yazınızın görünmesini istiyorsanız ilk önce yapmanız gereken şey yazdığınız yazıdaki anahtar kelimeyi belirlemek ve kullanıcıların aradığı anahtar kelimelere bunu uyarlamak.

Google botları çok gelişmiş durumda ve hala geliştirilmekte. Anahtar kelimeleri aynı kalıpta kullanmaya bile gerek yok. Bir yazımda anahtar kelime doldurduğum yönünde haklı bir tespitle karşılaştığımda çok anlam verememiştim. Çünkü 2000 kelimelik bir yazıda 5, 6 anahtar kelimenin lafı mı  olur diye düşünmüştüm.

Bazı yazılarımın başı okunmayacağını, ziyaretçilerin direkt örneklere yöneleceğini düşündüğümden yazımın başına pek özen göstermediğim de olmuştur. Bunu ben bilsem de ziyaretçilerin davranışlarını tahmin etsem de maalesef yazınızın kalitesine yine de dikkat etmeniz gerekiyor.

Anahtar Kelimeyi Cümle içinde Akıcı, Doğal Şekilde Kullanmak:
Google'ın bu konudaki bir yazısını okumuştum. Çok güzel ifade etmişler, hep hatırlarım. Anahtar kelimeleri cümle içinde akıcı bir şekilde kullanılmasından bahsediyordu. Anahtar kelimeyi direkt vermekten ziyade cümle içinde kimseyi rahatsız etmeyecek, göze batmayacak şekilde ifade edin, diye belirtiyordu. 

Anahtar Kelime Tekrarından Kaçınmalıyız:
Blog yazmak, blog açmak gibi anahtar kelimelerimizi belirledik diyelim . Bu iki anahtar kelimeyi cümle içinde kullanmaya çalışalım. Blog açmak ve yazmak çok kolay aslında. Dediğimizde 'blog' kelimesi tekrarından kurtulmuş, ayrıca anahtar kelimeleri cümle içinde doğal, akıcı şekilde yerleştirmiş oluyoruz. 

Peki ziyaretçiler hangi anahtar kelime kullanarak arama yaptığını nasıl öğrenebiliriz? Bunun için anahtar kelime araçları var. Ancak ücretli mi değil mi bir fikrim yok.

Yazı Başlıkları:
Bloğunuzda yazı başlıklarını Günlük1, Günlük2, Günlük3 şeklinde aynı kelimelerle kullanmamanızı öneririm. Bir bloğa uğradığınızda birçok yazı aynı başlıklar şeklinde verilmiş olsa siz o başlığı tıklar, okur muydunuz? Başlıklar aynı olduğunda içerik de aynıymış izlenimi verecektir.

Okulda  kompozisyon yazarken yazı içeriğini anlatan bir başlık nasıl kullanıyorsak blog yazıları içinde bu geçerli aslında. Başlıklarınız hem yazı içeriğini kapsasın hem de anahtar kelimeyi içersin.

Yazıda ne anlatıldığını başlıkta görmek o yazıyı okumaya iten en önemli faktörlerden biri. Blog Yazısı1, Blog Yazısı2 şeklinde blog hakkında yazdıklarıma aynı başlığı koysaydım birincisini okurdunuz muhtemel, diğerlerine bakacağınızı hiç sanmıyorum. Yazılarınızda farklı başlıklar koymanızı tavsiye ederim.

Yazı içeriğinizi en iyi ifade eden  ve anahtar kelimeyi içinde bulunduran başlıklar tercih edin. 

Bazen yazı başlıklarını abartanlar da  oluyor. Travmatik ve insanları rahatsız eden kelimeler kullanıyorlar. Ben böyle başlıkları tıklamıyorum. Artık ilgi çekici başlıklar değil aradıkları, ilgilendikleri konuları içeren başlıklar insanların dikkatini çekiyor. 10-20 yıl önce pazarlama taktikleri artık geçerli değil. Bu gibi taktikler artık basit ve alelade geliyor. Bu benim izlenimlerim.

Tabii farklı ve kaliteli bir başlık bulabilirseniz çok iyi olur. Buna bir sözüm yok.
blog yazmak isteyenlere öneriler

Yazımın sonuna gelirken şunu belirtmeden geçemeyeceğim; bloğun içeriği, hızı, tema ile ilgili pek çok şey dolaylı ya da doğrudan Seo konusuna giriyor.  Seo açısından söylenecek pek çok şey var. Ben anahtar kelime ve yazı başlıklarından bahsettim sadece bir başlangıç olması nedeniyle... Dediğim gibi dolaylı ya da doğrudan pek çok şey seo ile ilgilidir. Temanızın hızından, tasarıma kadar  uzar gider...

Blog açacaklara  tavsiyelerimi sundum. İşin içine girdikçe blog hakkında daha çok şey öğreneceksiniz aslında. Bu ilk adım en zor kısım. Blog yazmak istiyorsanız ertelemeyin bir başlangıç yapın, derim.

Blog Açacaklara Tavsiyeler adlı yazımı iki yıl önce yazmıştım.  Bana gelen sorulardan bu yazımın devamı niteliğinde ve daha geniş olarak ele aldığım bir yazı yazmam gerekliliğini hissettirdi.
Ayrıca Blogger olmak isteyenler için öneriler sayfama da göz atabilirsiniz.

2018'de blogumla ilgili neler yasadim, öğrendim?

Bu yılı kapatmaya az bir süre kalmışken ben de bloğumla ilgili yaşadıklarımı, tespitlerimi, neler öğrendiğimi yazayım istedim. Çok bahsetmek istediğim bazı konulara bu yazımda paylaşmayı karar verdim.

Kopya İçerikler:
2018 yılı benim için pek iyi geçmedi. Kopya içeriklerin yazılarımın önüne geçmesi sorunuyla karşılaştım. Bu beni bayağı bir üzdü. Sonra bu kopyalardan kurtulunca niye bu kadar kendimi yıprattığımı sorgulamaya başladım. Bir konuyu kafanıza ne kadar takarsanız o sorunun daha da büyüdüğünü fark ettiniz mi?

 Odak noktamı tekrar yazdıklarıma, kendi içeriklerime yöneltmem gerektiğini bu yıl çok daha iyi anladım. Dikkatimin birazcık kopyalara kaymış olması enerjimi düşürmüş bu yıl. Artık çok fazla sıralamaya bakmıyorum.

2018 yılının ikinci yarısından sonra motivasyonum düşmesini buna bağlıyorum. Eskiden heyecanla yazardım şimdi aklıma fikirler geliyor her seferinde tam yazacakken vazgeçiyorum. Bu durumu aşmak için bloğumu ilk açtığım zamanlarda yaptığım gibi fikirlerimi önce bir deftere yazmayı sonra bloğuma aktarmayı düşünüyorum.

Google Adsense Reklamları Hakkında:
Bloğumda  yeni reklam türlerini denemeye hep çekiniyorum. Ben de buna bir çözüm buldum. Ne zaman kazançlar düşse bu dönemleri fırsat bilip yeni seçenekleri deniyorum. Çok kazandığımdan değil sadece belli bir rakam oluyor ve onun altına düştüğü zamanlar oluyor. Ben de bu dönemlerde yeni reklam yerlerini ya da farklı reklam boyutlarını denemek için bir fırsat olarak görüyorum.

Düşüş yaşadığım bir  gün bu gelirdeki düşüşün  nedeni ne olabileceğini öğrenmek  için araştırma yaparken çok ilginç bir bilgiyle karşılaşmıştım. Bu konuda sorun yaşayan birine yazılan bir öneriydi. Reklam yerlerinde değişiklik yapın diyordu. Çok şaşırsam da ben farkında olmadan bunu uyguluyormuşum aslında.  Sadece yazılar için değil demek reklam yerlerinde de bir güncelleme yapmak gerekiyormuş.

Yazı içi Reklamlar:
Yazı içi reklamlarda en uygun yer ilk paragraftan sonraki reklammış bunu denerek gördüm. Yazı sonu ve ortası yerleşimleri de uygulayarak farkı görmüş oldum. Gerçi bu Adsense'de de açıkça  belirtilmiş yazı içi reklamlarda en iyi performans gösteren ilk paragraftan sonra reklam diye.
Aslında masaüstü ve mobil temam farklı olduğu için yazı içi reklamlar mobilde görünmüyor. O nedenle izlenimlerim sadece masaüstü reklamlarıyla ilgili.

Blogger temasını mobilde kullanıyorum. Çünkü hem reklamların yerleşimini hem de bloggerin kendi temasını mobilde beğeniyorum. Farklı temalar kullanılması maalesef yazı içi reklamların mobilde görünmemesinin bir nedeni.

Çok Sayıda Reklam Çok Kazanç Anlamına Gelmiyormuş:
Ben masaüstü reklamlarımdaki sayıyı azaltmak istesem de şu an ki kullandığım en ideal reklamlar olduğu için kaldırmaya cesaret edemiyorum. Açıkçası daha az reklam olsa nasıl bir sonuç olur onu da merak ediyorum. Sürekli reklam ekleyerek deneme yaptığım için şimdi kaldırmak da gelmiyor içimde...

Otomatik Reklamları Denedim:
Daha önce eklediğimiz kodları kaldırmamıza gerek olmadığını öğrenince otomatik reklamları hemen uygulamaya karar verdim. Masaüstünde 12 günlük denemem sonucu  maalesef getirisi olmadığını gördüm.
İşlevsel olarak çok iyi düşünülmüş otomatik reklamlar kazançlarda etkisi olmaması ilginç aslında. Sonuçları daha iyi görmek için  uzun bir süre denemek gerekiyordur belki de, bilemiyorum.

Logo Yanı, Logo Altı Reklam:
Bu çok tavsiye edilen reklam yeri benim bloğum için pek bir etkisini görmedim. İnternette en çok kullanılan yer olduğunu fark etmişsinizdir. Bu kadar kullanıldığına göre onlar için uygun bir yerleşim olsa gerek. Ben kendi bloğumda pek bir faydasını görmedim. Kısaca her tema, her içerik farklı olduğu için uygun reklam yeri de siteden siteye değişebiliyor.

Sizlere tavsiyem deneyerek  bloğunuz için en uygun reklam yerini  bulmanız. 

Şunu da belirtmek isterim forumlarda, internette; site sahiplerinin ziyaretçi sayıları, tıklanma sayıları, kazançlarını analiz ettiğimde benim bu konuda öğrenmem gereken daha çok şey olduğunu düşünüyorum.

Bayramlarda ve Okul Açıldığı Dönemlerde Ziyaretçi Sayımda Düşüş Yaşıyorum:
Yıllar geçtikçe ziyaretçi sayılarında hareketliliğin artık nedenini ve ne zamanlar olduğu konusunda bir fikrim oluştu. Benim bloğumun ziyaretçi sayısı her bayramda azalır.

Okul açıldığı dönemlerde de istatistiklerde çok düşüş oluyor. Okulun açılmasının ilk gününden başlayıp iki, üç ay ziyaretçi sayımın düştüğü dönemler. Sonradan toparlanıyor tabii.  Mesela şu sıralar yeni yeni ziyaretçi sayım eski haline geldi.

Ziyaretçi Sayısının Düşme Nedenleri:
Bazen hitlerde düşüş yaşayan  bunun nedenini öğrenmek isteyen yorumları okuyorum forumlarda. Yararlı olması adına ben de bu konuda gözlemlerime değinmek istedim;

1-Mevsimsel nedenlerle düşüş olabilir:
Sadece sizin bloğunuzla ilgili değil genel olarak  internete girenler yazları  azalıyor sanırım. Yazları daha çok dışarıda zaman geçirmek tercih edildiği için bu azalmanın sebebi olabilir.
2-Yazınız sıralamadaki yeri değişmiş olabilir. Bunun nedenini bulup düzeltin.
3-Yazdığınız konuya artık ilgi olmadığından bile bu azalma görülebilir.
4-Google cezaları olabilir:
 Bu da zaten sıralama kaybetmenizin bir nedeni. Yine bu cezanın sebebini bulup düzelttiğinizde diğer bir algoritma güncellemesinde yazınız eski yerine gelecektir.
5-Okulların açıldığı dönem ve bayramlar (bu konuda yazılarınız yoksa ya da öğrenciler bloğunuza daha çok giriyorsa  okul açıldığı dönem onların eksikliklerini hissedebilirsiniz)

31 Aralık yine ziyaretçi sayısında bir azalma olduğunu 2019 yılı için şuraya not edeyim.

2018 yılı beni zorlasa da bana çok şey öğretti. Kendimi sorgulamama neden oldu. Henüz uygulamaya başlamasam da kendimle ilgili kararlar aldım.

Bir  yazımın sonuna daha  gelirken  bu yılı motivasyonum çok düşmüş bir şekilde kapatıyorum...Seneye ne olur bilemiyorum.