Ajandayi Nasil Değerlendirebiliriz?
1-Kitap ajandası ya da okuma defteri:
Aslında okuduğunuz, o an öğrendiğiniz bilgileri bir deftere yazmak güzel bir alışkanlık. İnsan doğası unutma eğilimde oluyor. Hatırlamak adına notlar çok yardımcı olabilir. Bazen anımsayamadığım kitapları, bilgileri bloğumda yazdıklarıma bakarak hatırlıyorum. Notlara şöyle göz gezdirmek yeterli oluyor. Yalnız hiç not almadığınız bir konuyu hatırlamak o kadar da güç. Okuduğunuz kitapların isimleri, içeriği, öğrendiğiniz bilgilerin yer aldığı defter size çok şey katarken yazma eylemi ile birlikte yazma kabiliyetinizi gelişmesini sağlayacaktır. Bir taşla on kuş vuracağınız yöntemlerden biri.
Mesela benim küçük bir not defterim var. 2015-2019 yılları arasında okuduğum kitapların listesi yer alıyor. Bu beni okumaya teşvik eden yöntemlerden biriyken bazen okuduğum kitap isimlerini hatırlamadığımda, ikilemde kaldığımda not defterimden faydalandığım çok olmuştur. Kaç kitap okuduğunuzu görmek de ayrıca çok haz verici oluyor. Benim de böyle bir huyum var işte.
Günlük tutmanın inanılmaz faydaları var. Belki kafanız çok karmaşık, dertleşmek, kendinizi ifade etmeye ihtiyacınız var. Ruhunuz ve zihninize bir yolculuk için ideal ve bilinen yöntemlerden biri de günlük tutmak. Böyle günlük yazma fikri ilginizi çekerse günlük tutmanın faydaları başlıklı yazımı da okuyabilirsiniz.
Belki ilginç, değişik bir yöntem arıyorsunuzdur, rüyalarınızı yazmak güzel olabilir. Rüya günlüğü yazıma göz atabilirsiniz.
Öğretmen Filmleri
Ron Clark'ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanmış bir film. Küçük bir kasabada yaşayan Ron Clark, öğretmenlik mesleğini şehirde devam etmeye karar verir. Şehre taşındığında ise hiçbir şey umduğu gibi olmaz. Bir süre garsonluk yapar. Bir okula başvurduğunda ise gelecek vaat etmeyen bir sınıfta öğretmenlik yapmaya başlayacaktır.
Biyografik filmlerden biri. Denzel Washington hem yönetmen hem de oyuncu olarak karşımıza çıkıyor.
Dunya Klasiklerine Hangi Kitaplardan Baslamali?
Dünya Klasiklerini Kesinlikle Gözünüzde Büyütmeyin:
Klasikleri okumanın önünde en büyük engel insanların klasikleri gözünde büyütmeleri sanırım.
Dünya klasikleri nedense çok ağır, sıkıcı kitaplar olarak algılanıyor. Evet anlaşılması zor kitaplar var; ancak bu kitaplar çok fazla değil. Kısa sürede bitireceğiniz, dili sade, akıcı kitaplar da yadsınamayacak kadar çok. Aşağıda verdiğim listedeki kitapları okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Dünya Klasiklerine Hangi Kitaplardan Başlamalı?
Kişinin yaşı, ilgi alanı, ruh hali, önceden ne kadar kitap okuduğu gibi kişilerin beğenisini etkileyen en önemli faktörlerden birkaçı. Klasikler için olduğu gibi tüm diğer kitaplar için geçerli bir durum bu tabii. O nedenle kitap seçimini yaparken kendinize uygun olanı seçmeniz gerekiyor. Bu da kitapları araştırarak kendi içinizde bir değerlendirme yaparak ulaşabileceğiniz bir konu.
Ben 18'li yaşlarımda elime hangi kitap geçse rahat bir şekilde okuyabiliyordum. Kitaba kendimi o kadar veriyordum ki kitabın bana ne anlatmaya çalıştığına odaklandığım için okuduğum her kitabı bitiriyordum. Şimdilerde maalesef bu özelliğimi kaybettiğim için bir eserin konusunu önce araştırmak zorunda kalıyorum.
İlgimi çeken bir konuyu yakaladığım anda internette çok fazla olumsuz yorum yapılmamışsa o kitabı okumaya karar kılıyorum. Her zaman hatırlayın, başta ilgiyle başlanan bir kitap her zaman bitirilme şansı daha fazladır. Aşağıdaki kitapları önce araştırmanızı ilginizi çeken bir konusu olana öncelik vermenizi öneririm.
Eserlerin Yazı Dili ve Anlatımı:
Bazı eserlerin yazı dili ve anlatımı akıcı olmayabiliyor. Dili sade olsa da cümleler bazen akmıyor. Eğer kitabı okumaya başladığınızda zorlanırsanız, bırakmayın. Her yazarın üslubu, yazım stili farklı. Eserin yazım stiline alışıncaya kadar kitaba şans tanımanızı öneririm. Bir süre sonra beyin o dile alışınca okumanızın akıcı şekilde ilerlediğinizi göreceksiniz. Mesela ben Aşk ve Gurur isimli romanı okuduğumda dili çok akıcı gelmediği için beni biraz hayal kırıklığına uğramıştı. Belli bir süre sonra yazım diline alışınca kitabın içine ancak girebilmiştim. Tabii konusunu bildiğim için devam etmemi sağlayan diğer bir etken oldu.
Klasiklere Başlamak İsteyenler için Öneriler:
1-Yüzbaşının Kızı (Aleksandr Puşkin)
2-Satranç (Stefan Zweig)
3-Zaman Makinesi (H.G. Wells)
4-Büyük Umutlar (Charles Dickens)
5-David Copperfield (Charles Dickens)
7-Bülbülü Öldürmek (Harper Lee)
8-Dönüşüm(Franz Kafka)
9-Fareler ve İnsanlar (John Steinbeck)
10-İnci (John Steinbeck)
11-Sineklerin Tanrısı (William Golding)
13-1984 (George Orwell)
14-Jane Eyre (Charlotte Bronte)
15-Denizin Altında 20bin Fersah (Jules Verne)
Kısa sürede biten kitaplar değil de başyapıtları okumak istiyorum ben derseniz:
1-Anna Karanina (Tolstoy)
2-Sefiller (Viktor Hugo)
3-Vadide Zambak (Balzac)
4-Suç ve Ceza (Dostoyevski)
5-Germinal (Emile Zola)
6-Madam Bovary (Gustave Flabert)
7-Monte Kristo Kontu (Alexandre Dumas)
Alfred Hitchcock Filmleri
Hitchcock, başarılı filmlere imza atmış, adını sinema tarihine yazdırmış önemli yönetmenlerden. Son zamanlarda onun filmlerine sarmış durumdaydım. İzlediğim filmlerini listeliyorum.
1-Rebecca:
Yazar Daphne du Maurier'nin 1938 yılında yayımlanmış Rebecca isimli eserinden uyarlanmıştır. Çok sevdiğim bir roman olan Jane Eyre kitabından esinlenerek yazıldığını öğrendiğim günden bu yana Rebecca çok merak ettiğim kitaplardan biriydi. Maalesef bir türlü eseri okumasam da ben de filmini izledim.
Saf ve biraz da sakar genç kızımız, zengin bir adam olan Max de Witer ile tanışır. Kısa süre içinde evlenirler. Yeni gelinimiz malikaneye yerleşmesiyle evlendiği adamın ölmüş eşi Rebecca'nın anıları peşini bırakmaz. Evin hizmetçisinin önceki hanımına bağlılığı da genç kızın bazı zorluklar yaşamasına neden olur. Bir gün denizde Rebecca'nın cesedi bulunmasıyla saklanan gerçekler, gizemli olaylar açığa çıkacaktır.
2-Arka Pencere:
Kısa bir öyküden uyarlama olduğunu öğrendiğim bu filmin kitabını da okuyabilirim.
Tabii Türkçe çevrisi varsa...
Bir muhabir kaza sonucu ayağı kırılınca evde zaman geçirmek zorunda kalır.
Pencereden bütün gün karşı binayı izleyen karakterimiz komşuları hakkında çok şey görür ve öğrenir. Yalnız bir gün ilginç bir durum fark eder ve görmemesi gereken bir şey rutin hayatını farklı bir boyuta taşıyacaktır.
3-Ölüm Korkusu:
Orijinal adı: Vertigo:
1958 yapımı gerilim türünde bir film.
Filmin sonu çok şaşırttıcı. Olamaz böyle bir son dedim.
Yükseklik korkusu yaşayan dedektif bir suçluyu kovalarken çatıda düşmeye ramak kala
onu kurtarmaya çalışan meslektaşı binadan düşer. Bu olaydan sonra suçluluk duygusu peşini bırakmaz ve görevinden ayrılır.
Bir arkadaşı ondan kişisel bir konuda yardım ister. Ruhsal sorunlarından endişelendiği eşini takip etmesini ister. Artık dedektif olmadığını söylese de arkadaşının bu isteğini reddedemez. Dedektifin bu görevi kabul etmesiyle ilginç durumlar karşımıza çıkıyor.
4-Kuşlar:
Orijinal ismi The Birds olan 1963 yapımı film. Çocukluğumda hayal meyal izlediğimi hatırlıyorum.
Yazar Daphne du Maurier'ın Kuşlar öyküsünden uyarlanan bir film. Kesinlikle merak ettiğim yazarlardan biri. Kitaplarını okumasam da uyarlanmış filmlerini izliyorum.
Zengin ve kendine oldukça güvenen kızımız ile yakışıklı avukatımız bir evcil hayvan dükkanında karşılaşırlar. Bu karşılaşmada avukatımızın küçük bir oyunu kızımızı etkiler. Ve avukatın kız kardeşine doğum günü hediyesi için aradığı kuşları bu küçük oyuna karşılık hediye etmeye karar verir. Avukatın yaşadığı kasabaya hediyesini vermek için geldiğinde esrarengiz olaylar başlayacaktır.
Asıl adı: Psycho
1960 yılında çekilmiş kült filmlerden biri.
Bir iş yerinde çalışan Marion'a yüksek meblağda parayı bankaya yatırması için emanet edilir. O ise bu parayı alarak kaçmaya karar verir. Bu kaçış sırasında şüpheli davranışları polisin dikkatini çeker, onun peşine düşmesine neden olur. Polisi atlatır atlatmaz bir motele yerleşmesiyle olayların seyri değişecektir.
6-39 Basamak:
Yine kitap uyarlaması bir filmle karşı karşıyayız. Kitabı okuyalı bayağı oluyor. İskoçyalı yazar John Buchan'ın eseri Otuz Dokuz Basamak 1915 yılında yayımlanmış casusluk kitaplarından biri.
Roman 1935 yılında filme uyarlanmıştır.
Richard, kendi odasında öldürülen kadının katili olarak aranıyordur. Kendini temize çıkarmak için kadının ölmeden önce ona söylediği çok önemli bir bilginin peşine düşecektir.
7-Öldüren Hatıralar:
Psikolojik- gerilim türünde bir film. 1946 yapımı filmin özgün adı; Spellbound.
The House of Dr. Edwardes isimli kitap uyarlaması olan filmin başrollerinde Ingrid Bergman ve Gregory Peck'in oynuyor.
Bir psikiyatr kliğine yeni bir doktor atanır. Dr. Constance genç ve yakışıklı olan bu yeni doktordan çok etkilenir. Kısa sürede bu doktorda bir tuhaflık sezinlenir ve başka bir doktorun yerine geçtiği anlaşılır. Yalnız bu genç doktor gerçekte kim olduğunu bilmemektedir ve cinayetle suçlanmaktadır. Dr. Constance her şeye rağmen ondan vazgeçmeyecektir ve ona yardım edecektir. Filmde Freud'un psikanaliz yöntemi ve rüyalar aracılığıyla ruh çözümlemeleri dikkat çekiyor.
8-Cinayet Var (Dial M for Murder):
Başrollerinde Grace Kelly, Ray Milland'ın oynadığı 1954 yapımı gerilim-polisiye türünde bir film.
Tony, kendini aldatan eşini öldürmeye karar vermiştir ve en ince ayrıntısına kadar düşündüğü planını uygulamaya koyar. Yalnız bazı aksiliklerin yaşanmasıyla işler istenildiği gibi gitmeyecektir.
9-Kaybolan Kadın (The Lady Vanishes):
1938 yapımı siyah-beyaz çekilmiş, romantik-komedi-gerilim türünde bir film.
Ethel Lina White'ın The Wheel Spins adlı romanından uyarlanmış.
Başrollerini Margaret Lookwood ve Michael Redgrave paylaşıyor.
Çığ nedeniyle ulaşım sekteye uğrayınca tren yolculuğu aksar. Yolcular otelde bir gün kalmak zorunda kalırlar. Otelde tanıştığı yaşlı kadın ile trende yolculuk yapan İris bir süre sonra yaşlı kadını bulamaz. Yolcular da yaşlı kadını hiç görmediklerini söylediklerinde ise durum gizemli bir hal almaya başlayacaktır.
10-Gizli Teşkilat (North by Northwest ):
1959 yapımı başrollerinde Cary Grant ve Eva Marie Saint oynadıkları gerilim-romantik-polisiye türünde bir film. En iyi 100 Amerikan filmi arasında gösteriliyor.
Reklamcı Roger'ın bir casus zannedilerek kaçırılmasıyla başlayan olaylar işin içinden çıkılamayan bir yöne doğru gider. Bir taraftan cinayetten aranan, diğer taraftan casus olduğu için hedef noktası olan reklamcının heyecan dolu kaçışına tanık oluyoruz.
11-Hırsız Kız (Marnie):
Kuşlar filminin başrol kadın oyuncusu Tippi Hedren ikinci kez bu filmde karşımıza çıkıyor.
1964 Amerikan yapımı film bir kitap uyarlaması.
12-Şüphenin Gölgesinde (Shadow of a Doubt):
1943 yapımı, başrollerinde Joseph Cotten ve Terasa Right'ın oynadığı psikolojik-gerilim türünde bir film. Yönetmenin en sevdiği filmiymiş.
Charlie normal, rutin hayatlarından sıkılmıştır. Eve heyecan ve neşe getireceğine inandığı kişinin dayısı olacağını düşünür. Ona telgraf çekmeye karar verir. Oysa dayısı da onları ziyaret etmek için telgraf çekmiştir. Tipik normal beş kişilik bir aileye bir kişi daha katılır. Sonradan gelen misafirimizin şüpheli davranışları ve peşine düşen dedektifler bazı gerçeklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
13-Lekeli Adam (The Wrong Man):
1956 yapımı, kitap uyarlaması, siyah-beyaz bir film. Gerçek, yaşanmış bir hikaye karşımıza çıkıyor. Başrollerinde Henry Fonda ve Vera Miles paylaşıyor. Film monoton ilerlese de kendini izletmeyi başarıyor.
Bir gece klubünde kontrabas çalan evli, iki çocuk babası Manny Balestrero'nun bir soyguncu olarak suçlanmasıyla hayatı değişir. Kendi suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışan yorgun, umutsuz bir adamın hikayesi anlatılıyor.
14-Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train):
Yazar Patricia Highsmith'in Trendeki Yabancılar isimli kitabından uyarlanmış 1951 yapımı film.
Ünlü tenisçi Guy, trende tanıştığı Bruno'nun ilginç teklifiyle karşılaşır: 'Çapraz cinayet'
Onu aldatan eşine karşılık kendi babasını öldürmesini ister. Guy bu teklifi reddeder. Bruno önerisi reddedilmesine rağmen planının kendi payına düşen tarafını yerine getirecektir.
Ayrıca Oscar Ödüllü Filmler başlıklı yazım da ilginizi çekebilir.
Biyografi- Otobiyografi Yazarları ve Eserleri
1-Her şey Su ile Başladı (Hellen Keller):
Doğuştan beyin felci olan hiçbir hareket kabiliyeti yokken sadece sol ayağını kullanarak resim ve yazı yazmayı başarmış İrlandalı yazar Christy Brown'un kendi yaşam öyküsünü anlattığı romanı.
3-Sırça Fanus (Sylvia Plath):
Ülkemizde daha çok yazar olarak bilinse de şair olan Sylvia Plath'ın önce takma adıyla yayımladığı ölümünden sonra gerçek ismiyle basılan otobiyografik özelliği taşıyan romanı. Kendi yaşam öyküsünün izlerini taşıyan bu kitap yazarın tek romanıdır.
4-Martin Eden (Jack London):
Yarı otobiyografik bir roman. Sevdiği kıza layık olmak için ünlü bir yazar olmayı kafasına
koyan Martin Eden'in mücadelesi ve yaşadıklarını ele alan çok güzel klasik bir eser.
5-Kelebek (Henri Charriere):
Otobiyografik roman. İşlemediği bir suçtan dolayı hüküm giymiş olan yazar, mahkum olduğu sırada
yaşadıklarını kaleme aldığı kitabıdır.
6-Afrikalı Leo (Amin Maalouf):
Yıllar önce kitabı okuduğum için içeriğini pek hatırlamasam da beğendiğim bir eser olarak aklımda kalmış. Bir gezginin yaşam öyküsünden esinlenerek yazılmış kurgusal bir roman.
7- Anna Frank'ın Hatıra Defteri (Anne Frank):
12-13 yaşlarında olan Anna Frank'ın ailesiyle birlikte Nazilerden saklanırken yazdığı günlüklerden oluşan iç burkan bir kitap.
8-Macellan: Bir İnsan Bir Yaşam (Stefan Zweig):
Kaşif Macellan'ın yaşam öyküsünün anlatıldığı kitap.
Stefan Zweig öyküleriyle oldukça bilinse de bir o kadar yazdığı biyografilerle de tanınıyor.
Yazarın biyografi türündeki kitapları oldukça beğenildiği için hepsi olmasa yedi kitabına listede yer vermeye çalıştım.
9-Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar (Stefan Zweig):
Casanova, Stendhal ve Tolstoy'un hikayesi ele alınıyor.
10-Monteigne (Stefan Zweig):
Denemeler kitabıyla tanıdığımız, bildiğimiz Montaigne'in hayatını öğrenmek isteyenler için iyi bir kitap. Stefan Zweig'in birçok öykü kitabını okumuştum. Biyografi türünde yazdığı kitaplar da çok fazla methedildiği için okumayı düşündüğüm diğer eseri.
11-Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski (Stefan Zweig):
Edebiyatın en önemli üç ismin biyografisini okumak isteyenler için güzel bir kitap.
12- Marie Antoinette (Stefan Zweig):
Fransa kraliçesi Marie Antoinette'nin biyografisi.
13-Mary Stuart (Stefan Zweig):
İskoç Kraliçesi Mary Stuart'ın hayatı anlatılıyor.
14-Kendileriyle Savaşanlar: Hölderlin - Kleist - Nietzsche (Stefan Zweig):
Yazar Kendileriyle Savaşanlar isimli eserinde Hölderlin, Kleist ve Nietzsche’nin hayatlarını
ele alıyor.
15-Aşk ve Acı / Frida Kahlo (Rauda Jamis):
Meşhur ressam Frida Kahlo'nun hayatının anlatıldığı biyografik roman.
16-Çocukluğum (Maksim Gorki):
Maksim Gorki’nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim olmak üzere otobiyografik üç kitabı bulunuyor. Çocukluğum isimli eseri yazarın kendi hayatını anlattığı üç kitaptan ilkidir.
17-Ekmeğimi Kazanırken (Maksim Gorki):
Otobiyografik üçlemesinin ikinci kitabı.
18- Benim Üniversitelerim (Maksim Gorki):
Yazarın kendi yaşam öyküsünü anlattığı bu romanı ise üçlemenin sonuncusudur.
Parfum Sloganlari
Parfüm denilince ilk akla gelen markalardan biri Chanel No 5. Bu marka ile ilgili bir araştırma yapınca iki sloganı karşıma çıktı. Bunlardan biri Efsaneler, efsane kokuları sürer... diğeri yaşayan her kadın No 5'i sever...
D&P Perfumum markasının çok hoş bulduğum reklam sloganı: Her şey unutulur, kokunuz asla!
Cecile: Hayata Rengini Yansıt.
Privacy: Aşk bile bile tutsaklıktır...
Caldion markasının sloganı : Önce hisset sonra yaşa.
Birkaç markanın slogan örneklerinden bahsettikten sonra benim önerilerim şu şekilde:
Kokunla İz Bırak
Farkını Yansıt
Mutluluğun Kokusu
Parfümün Seni Yansıtır
Bu Senin Tarzın
Büyüleci ve Etkileyici
Senin Büyüleyici Yansıman
Güzel bir koku iyi hissettirir
Bu Koku Senin Tarzın
Modun Değişsin...
Kendine Güven
Sendeki Zarafet...
Bu koku sana çok yakışır...
Özel Hisset...
Kendine değer verenler için...
Size Özel...
Kendine Güven, Kendini Güçlü Hisset...
Zarafetin Kokusunu Hisset...
Bu Senin Tarzın, Bu Senin Işıltın...
Sana Güzellik Katacak...
Bu kokuda bir ışıltı var...
Kendi Kokunu Keşfet...
Sen Özelsin...
Masalsı bir koku...
Bu içerikler de belki ilginizi çekebilir:
Kahve Sloganları
Sigorta Sloganları
Kahve Sloganlari
Şimdilerde Starbucks ülkemizde çok revaçta. Bu kahve markasının bardaklarına aslında yabancı filmlerden epey aşinaydım. Ülkemize de iyi bir giriş yaptığını ve çok popüler olduğunu görmekteyiz.
Şimdilerde o kadar çok markalar ve çeşitler var ki bilinir olmak ve pazarda yer bulmak daha zor aslında. Bu nedenle daha fazla kişiye ulaşmak, kalıcı ve bilinir olmak için reklamlar kadar sloganlar da önemli hale geliyor.
Bu yazımı hazırlarken bayağı bir kahve reklamı izleme fırsatım oldu. Ve bu kadar çok kahve markasıyla karşılaşacağımı ummamıştım. Buraya tabii markaların sadece bir kısmına yer verdim.
Aşağıda önce kahve markalarının reklam sloganlarını sonra da benim kendi bulduğum sloganları yazdım. Amacınıza uygun şekilde uyarlayabilirsiniz.
Markaların Kahve Sloganları:
By Dibek: Her eve gerek..
Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvecisi: Falınızda muhabbet var...
Bayramefendi Osmanlı Kahvecisi: Bir geleneğimiz var
Tchibo: Bizim en büyük tutkumuz, sizin kahve aşkınız...
Kuru Kahveci Mehmet Efendi: Zamanla yarışmadığınız, barıştığınız zamanların kahvesi...
Jacobs:
Asla kopamazsın.
Kokusu bir araya getirir.
Kahve Dünyası: Hepimizin Ortak Noktası
Lavazza: Fincandaki cennet
Nescafe:
Kahvenin en iyisi
Kokusunda davet var
Bi'tanısan seversin
Keşfetmeye bi'Nescafe ile başla...
Paylaşılacak anlar için...
Mahmood Coffee:
Moduna göre kahve...
Kahve Mahmood'dan gelir aman...
İşte mola keyfi, işte Mahmood Coffee...
Keyfinizi tatlandırın...
Starbucks:
Küçük Zamanlara...
Starbucks'tayız. Sizleri de bekleriz...
Bir kahveden öte.
Kahve bir tutkudur.
Sadece iyi kahve...
Cafe Crown:
Cafe Crown iç, Fazla Takılma
Daha Çok Sen
Latte keyfi evinde!
Cafe Breno: En iyiler en iyisini hak eder. Sonunda Hak Ettiğiniz Kahve
Sesso: Bir Aşk Kahvesidir
Kahve Sloganları ile ilgili Benim Örneklerim:
Namıdiğer keyif...
Hayat sana güzel...
Kahve kokusu gibisi yok...
Keyfin yerine gelsin...
Bu kahve bir başka...
Mükemmel lezzet, keyifli bir tat...
Hayattan keyif al...
Benim kahve keyfim var...
Gününü keyiflendir...
Bi'kahve iyi gelir...
Bi'kahve ile canlan...
Hayatı fark et
Daha mutlu hisset...
Keyif veren tat...
En lezzetli koku, kahve kokusu...
Bir yudum kahve modunu değiştirir hemen...
Mutluluğun keyfi...
Bir kahve kokusu mutlu etmeye yeter...






