Sayfa Başına Dön

Emile Zola Kitaplari (Rougon-Macquart Dizisi)

Hiç yorum yok
Emile Zola eserleri
Fransa'da ortaya çıkmış bir akım olan natüralizmin temsilcilerinden sayılır Emile Zola. Hatta İnternette  bu akımın kurucusu olduğu yönünde bilgiler çıktı karşıma, oysa Emile Zola'nın kitap önsözlerinde  natüralizmin kurucusu olarak Flaubert'un ismi geçer. Bu ikilemin olması  ilginç aslında. Yadsınamaz bir gerçek varsa  Emile Zola'nın naturalizmin en güçlü ve en önemli temsilcisi olduğu.


Yazarın Germinal adlı kitabını okurken internette biraz araştırma yaparak  ön bilgi edinmeye çalıştım.  Fransız yazarın en önemli eserlerinin de içinde yer aldığı  Rougon- Macquart dizisi diye bir kavram çıktı karşıma.

 Meğerse Emile Zola'nın birbiriyle ilintili 20 kitaptan oluşan roman dizisi varmış. O bildiğimiz başyapıtlar bu seriyle anılıyormuş. Germinal okumakla başlayan ben, bu durumda okuma sürecime bu serinin diğer bazı kitaplarını da eklemem gerektiğini anladım.

 Emile Zola kitapları aslında 20'den  daha fazla. Ben yazarın eserlerinden Rougon -Macquart dizisini ele aldım; hem yazarın en önemli başyapıtları  yer aldığı için hem de bu serinin birbiriyle ilintisi ne kadar, aradaki bağı anlamam adına...Yalnız bu yirmi kitabı okumaktan ziyade listedeki birkaç kitabını okumayı düşünüyorum.

Bu roman dizisinde Raugon- Macquart ailesinin yaşadığı olaylar anlatıyor. Rougon ve Macquart ailelerin beş kuşak boyunca yaşamı ele alınır. Raugon tarafı; burjuvaziyi, Macquart ise alt sınıfı temsil eder. Bu dizinin diğer bir adı da İkinci İmparotorluk çağında bir ailenin doğal ve sosyal tarihi'dir.

Kitaplar birbiriyle ilintili olsa da sırayla okunacak gibi bir düşünce gelmesin aklınıza. Bir roman dizisi olsa da her kitap başlı başlına kendine özgü.

Meyhane, Nana ve Germinal ve yine çok övülen Kadınların Cenneti  eserlerini okumayı düşünüyorum. Ayrıca kitaplar farklı bir isimle de baskıları olduğu için  diğer adları da aşağıdaki listede  belirttim.

Bir Not:
 Emile Zola'nın kitaplarını okumadan önce onun temsil ettiği natüralizm akımına göz atmanız biraz ön bilgi edinmeniz yazarın  kitaplarını ve tarzını anlamanız açısından çok yararlı olacağını düşünüyorum. Her şeyin en kötü şekilde ele alındığı karamsar dünyayı gözler önüne serdiğini bilerek okumak eserlere daha farklı bir gözle  bakmanızı sağlayacaktır. Aksi taktirde karamsar dünyaya kapılabilir ya da sıkıldım diyerek bırakabilirsiniz okumayı...

Açıkçası ben kitapları okurken çok karamsarlık içine girmedim.Sanırım okumadan önce kendimi buna hazırladığım için de olabilir. Ayrıca  kitapları okurken gerçek hayatla kıyaslamalar yaptığımda yazarın çok gerçekçi olarak olayları, kişileri ve tutumları yansıttığını gördüm...

Emile Zola Eserleri (Rougon- Macquart Dizisi):
1-Rougonların Yükselişi (Rougonlar'ın Serveti-1871):
Yirmi kitaptan oluşan dizinin  ilki. Rougon ve Macquart ailesi bu romanda yolları kesişir.

2-Tazı Payı (1971-1972):
Araştırmalarıma göre kitabın diğer isimleri: Aşk Bitmesin, Oyun Bitti 

3-Parisin Göbeği (Paris'in Karnı- 1873):

Rougon-Macquart serisinin  3. kitabı. Paris'in Karnı olarak da eser basılmış.

4-Palassans Papazı (1874)
5-Rahip Mouret'in Günahı (1875)
6- Ekselansları Euegene Rougon (1976) 

7-Meyhane (1877):
 emile zola kitapları
Rougon- Macquart serinin 7. kitabı...
Meyhane adlı roman Sokaktaki Kız ve Sen Bir Melektin olarak basımları da karşınıza çıkabilir.

 İnternette bu kitabı okuyanların yorumlarına göz attığımda biraz sıkıldıkları yönünde yazmışlar. Kitapta her şey en kötü haliyle anlatıldığı için karamsarlığın etkisinde kalmak muhtemel. Bu kitabı okuyup okumama konusunda kararsız kaldım.
 Bazı yorumlar ise anlatılanlar insanı çarpsa da bu karamsar atmosferin etkisine rağmen kitabı çok beğendiklerini ifade etmişler.

Fakir, yoksul işçi sınıfın yaşadığı bir mahallede bir ailenin sorunlarını göz önüne seren bir kitap.

 Yazar Meyhane adlı eserini  ilk kez  bir  gazetede yayımladığında çok fazla eleştirilere maruz kalmış. Bu nedenle de yazar bir açıklama gereği duymuş.  Bu eserin kitaplarının içinde en temizi olduğunu ifade etmiş. Kendini savunmayacağını çünkü zaten kitabım beni  savunacaktır, demiş.

İçkinin ve tembelliğin sonucu yıkıma doğru giden işçi bir aileyi konu alan bu kitap için yazar aynı zamanda halkın kokusunu yansıtan bir eser olduğunu, gerçeği olduğu gibi yansıttığını kitabın önsözünde açıklamış. Emile Zola romandaki kişilerin kötü insanlar olmadığını, sadece bilgisizliğin  ve zorlu yaşamın çetinliği onlarda bozulmalara neden olduğunu eklemiş.

Yayımlandığı yıllarda olumsuz eleştirilere maruz kalmış bu kitap günümüzde Emile Zola'nın baş yapıtlarından biri olarak kabul edilen bir  dünya klasiğidir.

Bu kitabı okuduğumda neden bu kadar tepki çekmiş ki dedim, olası fakir bir mahalle ve orada yaşayanlar olarak değerlendirmiştim; ancak romanın ortalarına doğru işler değişiyor...

Meyhane adlı eserde Jervez  iki çocuğuyla ortada kalır. Nikahsız olduğu eşi onları terk etmiştir. Çalışarak çocuklarına bakan  Jervez ikinci bir evlilik yapar. Bir kızı olur. Adını Nana koyarlar. İlk eşinden olan iki çocuğundan birinin ismi Ettienne'dir. Bu iki çocuk diğer kitapların ana karakterleri olacaktırlar. Bu roman ise Jervez'in etrafında şekillenir.

Etinenne Germinal'de; Nana ise yine aynı isimli kitapta kendi hikayeleriyle karşımıza çıkıyorlar.

8-Bir Aşk Sayfası (1978):
Kitap Bir Aşk Hikayesi  başlığıyla da çevirisi bulunuyor.
Uzun betimlemelerin yer aldığı yasak aşk temalı bir eser.

9-Nana (1880):
Nana kitap
Serinin 9. kitabı Nana;  Paris Yaşamı olarak da basımı mevcut.
Nana'nın çocukluğuna ve genç kızlığına Meyhane adlı kitapta yer vermiştir yazar. Bu nedenle bu romandan  biraz bahsetmem gerektiğini düşünüyorum.

Meyhane adlı kitapta Nana'nın annesi Jervez ana karakter olarak karşımıza çıkar. Jervez ikinci evliliğini yapmış ve o evlilikten  Nana adlı bir kızı olur. Nana'nın çocukluğuna zaman zaman tanık oluyoruz bu kitapta. Genç bir kız olunca evden kaçar ve onu meyhanelerde dans ederken ya da biriyle dolaşırken görenler olur, mahallede adı çıkmıştır. Annesi ve babası onu geri getirmeye çalışsalarda pek başarılı olamazlar ve artık bu duruma da alışırlar.

Kitabın sonlarına doğru Nana'nın seçtiği yol artık açıkça bellidir.
Kısaca  Meyhane annesi Jervez'in; bu roman ise  Nana'nın hikayesidir.

Gelelim baş karakterimizle aynı adı taşıyan kitaba; Nana'nın sesi, rol yeteneği  olmamasına rağmen tiyatroda sahneye çıkar. Onda farklı bir özellik vardır. Kabiliyeti olmamasına rağmen seyircileri etkilemeyi başarmıştır. Roman onun bu ilk tiyatro sahne deneyimiyle başlar.

 Bu eserde Paris'in üst sınıf asil erkeklerin gözdesi Nana vardır.  Birlikte olduğu üst tabakadan erkeklerin paralarıyla geçimini sürdürmektedir. Aslında  pek de geçindiği söylenemez. Borçlular her seferinde kapısına dayanır.

Kitabın yarısına  kadar Nana hayatından memnun birkaç erkeği birden idare edebilen, canı sıkılınca başından defeden güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ancak romanın ilerleyen sayfalarında her şey değişmeye, ana karakterin  sıradan biriyle yaşamaya başlamasıyla zor dönemler onun için başlar. Ancak bir süre sonra bu zorluk içinde geçen yaşamı da geride bırakarak şaşalı, zengin bir hayatı tekrar elde etmeyi, popüler olmayı başarır.

Nana'nın inişli çıkışlı hayatını gözler önüne seren bu eser; Emile Zola'nın en bilinen ve en önemli başyapıtlarından biridir.

10-Apartman (1882):
Erkekler ve Kadınlar ismiyle de  çevirisi yapılmış.

11-Kadınların Cenneti (1883):

Emile Zola kitapları

Paris Yıldızı- Kadınların Mutluluğu-Paris Mutluluğu- Aşkların En Güzeli olarak da kitabın farklı isimleriyle basımları bulunuyor.
Bu kitap hakkında okuyanların çok güzel yorumlarıyla karşılaşınca bu eseri de okumaya karar verdim.
Üç kardeş babaları ölünce  Paris'e amcalarının yanına giderler. Amcaları ise küçük bir magaza işletmektedir. Karşısında Kadınların Cenneti adlı büyük ve çok iyi iş yapan rakip bir magaza vardır. Üç kardeşten en büyüğü Denise'i bu mağaza oldukça etkilemiştir bir tesadüf eseri  oradan iş teklifi alır. Amcası ve ailesi o mağaza hakkında olumsuz görüşlerini ifade ederek kızın orada çalışmasını engellemek isteseler de yine de son kararı ona bırakırlar...Denise bu büyük mağazada çalışmaya başlar.

Bir taraftan çalışma arkadaşlarının kötü muameleleri diğer taraftan kardeşlerine para göndermesi ve tabii kendi ihtiyaçları derken oldukça zorlanır Denise...Kadınların Cenneti adlı mağaza, müşterileri ve çalışanları etrafında dönen bir hikaye...

12-Yaşama Sevinci (1884):
Birleşen Ruhlar-Yaşama Zevki  olarak diğer iki farklı isimde de yayımlanmış.
Bu kitapla ilgili yorumlar güzel.

13-Germinal (Tohum Yeşerince -1885): 
Emile Zola kitapları
Emile Zola'nın en iyi ve en bilinen eseri olan Germinal'i yalnızca okumayı düşünüyordum.

Yazarın  bu kitabını okuyup bırakacaktım, ancak Rougon Macquart roman dizisini anlamak adına onun en iyi diğer kitaplarını da okumam gerektiğini hissettim. Anlacağınız Emile Zola bir kitabıyla beni bırakmadı. Germinal bu serinin 13. kitabıdır.

Madencilerin çalışma şartlarını, yoksulluğu, sefaleti  gözler önüne seren bir kitap. Maden ve madencilerin yaşamını konu alan bir kitap olarak dünya klasiklerinden Germinal  ilk akla gelen romanlardan sanırım.
İlk 1885'te  yayımlanmış.

Yazarın romanları arasında en sevilen eserlerinden biri olduğunu söylemem yanlış olmaz sanırım. Emile Zola kitapları okumak isteyenler için bir başlangıç olarak onun bu başyapıtını önerebilirim.

Ayrıca bu romanımızın başkahramanı olan Etienne Meyhane adlı kitapta küçük bir çocuktur ve  roman Etienne'nin annesi Jervez etrafında döner.  Germinal adlı eserde ise Etienne 20'li yaşlarında madencilerin yaşadığı bölgeye gelmesiyle orada yaşadıkları bize sunulur.  Zola'nın kitaplarını okudukça kafamda onun eserleri yavaş yavaş şekilleniyor.
Konusu:
Makinist olan Etienne şefini tokatladığından dolayı işinden kovulmuştur. Fransa'nın kuzeyinde kendine iş aramak için gelen ana karakter umduğu gibi  iş bulamaz. Madencilerin çalıştığı bu bölgede o da bir madenci olarak mecburen çalışmaya başlar.

 Madencilerin zorlu çalışma koşullarını, sefalet, açlıkla boğuşan hayatlarını yazar öyle gözler önüne seriyor ki gözünüzde canlandırmamak mümkün değil.

Maden işçileri bir taraftan zorlu çalışma koşullarıyla boğuşurken diğer taraftan ailelerin yoksulluğu, sefaleti en uç noktadadır. Ne kadar bu şartlar onları zorlasa da kanıksamışlardır bu yaşamı...Yaşamları boyunca  bu koşullara aşinadırlar. Bir önceki kuşak ondan öncekiler de bu işi yapmıştır. Bu zorlu yaşamdan ne sıyrılmak  ne bu yaşamı değiştirmek mümkün değildir onlar için.

Ancak dışarıdan gelen bir kişi bu durumu değiştirmek için adım atar. Bu sonradan gelen kişi bu koşulları değişirebilecek midir? Sizler gibi kitabı bitirdiğimde ben de bunu öğreneceğim....

14-Eser (1886)
15-Toprak (1887)
16-Hulya (1888)
Angelique'nin Hulyası olarak da eser basılmış.
17-Hayvanlaşan İnsan (1890)
Kitap dizisinin 17. eseri olan Hayvanlaşan İnsan  aynı zamanda Yaşam ve Ölüm Arasında olarak da çevirisi bulunuyor.
18 -Para (1891)
19- Yıkılış (1892)
20- Doktor Pascal (1893):
Serinin son kitabı.



class='row rowpost'>

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kısa Bir Bilgi:
1-Reklam, link içeren; spam ve sakıncalı olan yorumları
yayımlamıyorum...Yorum yaparken bu konuya dikkat ederseniz sevinirim...
2-Bir hesabınız yoksa eğer yorumlama biçimini: Anonim seçerek yorum bırakabilirsiniz.
3-Ayrıca yorumunuz benim onayımdan geçtikten sonra yayımlanacaktır.