Sayfa Başına Dön

Sivilce Nasıl Geçer?

Hiç yorum yok
sivilce nasıl geçer
Çok uzun yıllar sivilcelerimle uğraştığım için hep  sivilce nasıl geçer? sorusunun cevabını bulmaya çalıştım.

Sivilceler için kesin çözüm arayanlara yardımcı olması için daha önce sivilcelerden kurtulmak için uyguladığım yöntemleri buraya yazdım.

 Sivilcelere çözüm için ben hem zihinsel hem ruhsal ve hem de fiziksel yönden konuya o zamanlar eğilmiştim. Madde madde aşağıya sivilceden kurtulma yollarını yazdım.

20'li yaşlarımda sivilcelerim ortaya çıkmıştı. O dönem doktora gittim, önerilen ilaç ve kremi
düzenli olarak kullandım.  Bir kutu ilaç bittirdiğimde ise cildim eski haline dönmüştü. Bu sivilce
 tedavisi işe yaramıştı. Ancak birkaç yıl sonra sivilcelerim  tekrar ortaya çıktı.

 Ve  bu süreçte yaptığım en büyük hatanın sabah uyanır uyanmaz ilk iş olarak hep aynaya bakmamdı.O kadar otomatik hale gelmişti ki bu durum aynaya her baktığımda sivilcelerim
gitmiş mi diye kontrol ederdim. Her gün istisnasız.

 Bu davranışımın aslında beni ne kadar strese ve  üzüntüye soktuğunun farkında değildim tabii o zamanlar.

  Bir gün ''yok bu böyle olmayacak,'' dedim. Öyle bir şey yapmalıyım ki sivilcelere kesin çözüm olsun ve bu problemi kökünden çözsün. 

Ama ne yapmalı ? Nereden başlamalı? Diye düşünürken bir yerden başlamaya karar verdim.
 Önce düşüncelerim üzerinde çalıştım. Yavaş yavaş beslenmeme özen gösterdim. Ne yapmam gerekiyorsa artık tüm bildiklerimi uygulamaya başladım.

Sivilce Nasıl Geçer? Sivilceden Kurtulmanın Yolları:
 1-   Aklıma Louise Hay 'in kitabı gelmişti. Yazar kitabında tüm hastalıkların kaynağı olumsuz düşünceler olduğunu savunuyordu.  Bu  sorunla  bir daha karşılaşmamak için önce zihinsel sebebi ortadan kaldırmalıyım dedim.

  Louise Hay ''Düşünce Gücüyle Tedavi'' '' adlı kitabında ''cildimiz bireyselliğimizin ifadesidir. Cilt sorunları genellikle bireyselliğimizin bir şekilde tehdit edilmesinden kaynaklanır. Başkalarının üzerimizde gücü olduğu duygusuna kapılırız,'' diyordu.

 Çok doğru bir tespitti benim için. Bu  duygu  kesinlikle  bende vardı.  Daha da ayrıntılı ele alırsak başkalarının düşüncelerine önem verdiğim  bir gerçekti.

Yazar şöyle devam ediyordu: Cilt sorunlarından kurtulmanın en iyi yollarından biri  kendine günde yüzlerce defa ''kendimi onaylıyorum''   demektir. Gücünüze tekrar sahip çıkın.

 Ayrıca kitapta ''kendimi onaylıyorum'' alıştırması diye bir bölüme yer verilmiş. Yazar yüzlerce kişiye bu çalışmayı önermiş ve olağanüstü sonuçlar aldığını belirtiyordu. Burada önemli bir
noktayı  vurguluyordu.

Bu çalışmayı tekrarlarken aklınıza olumsuz düşünceler gelebilir; işte bu durumda  bunların
geçmişe ait düşünceler olduğunu hatırlamak, bu düşünceler ''gitmene izin veriyorum, ben kendimi onaylıyorum'' demek gerektiği yazıyordu.

Bunu yapsam ne kaybederim? dedim. Tabiri caizse sıvadım kolları, başladım çalışmalara.
Günde on- on beş kere ''kendimi onaylıyorum''diye yazdım. Ben söylemekte  zorlandığım için yazmayı tercih ettim. Tabii ara sıra da olsa içimden tekrarlamaya çalıştım.

  2- Daha sonra kitapta sivilcelerin zihinsel sebebine baktım; ''kendinden hoşnut olmamak, kendini
kabul etmemek,'' yazıyordu.

sivilce nasıl geçer
Yeni düşünce modeli ise;   ''kendimi şu anda olduğum gibi seviyor ve kabul ediyorum.'' Bu yeni düşünceyi de yazarak benimsemeye çalıştım.

          Bu kadar mı? Kesinlikle hayır.

          Bu zihinsel bir çalışma. Bizler zihinsel, ruhsal ve fiziksel   olarak üç bakımdan da kendimize önem vermeliyiz. Birinde çıkan sorun diğelerini de etkiliyor. Bu nedenle hem zihinsel hem ruhsal hem de fiziksel olarak kendimize bakmalıyız.

  3- Aklımda bir cümle kalmış. Nerede okudum ya da kimden duyduğumu hatırlamıyorum: ''Sivilceler bastırılmış öfkenin bir yansımasıdır,'' buna benzer bir cümleydi.

 Hemen kime öfkeliysem, kızgınsam kağıda yazdım. Kinimi, olumsuz duygularımı yazarak
 ifade etmeye çalıştım. Ancak yazdıkça öfkem sanki daha da artıyordu. 

Eğer bu kişiler ailemden biriyse yazdıktan sonra bir de koşup öfkemi onlara kusuyordum, onları suçluyordum. Böylece bir adet öfkemin yanında bir de pişmanlık duygusu ekleniyordu.

Yazarken ortaya çıkan menfi düşünceleri birine söyleme dürtüsü duyduğunuzda kendinizi burada durdurmak şart. Kişiye şöyle yaptın, böyle yaptın diyerek öfke çıkışlarında bulunmanın hiçbir
 faydası yok. Bilakis zararı var.

 Diğer  önemli nokta rahatladığınızı hissedene kadar yazmak ve yazıyı olumlu şekilde bitirmek.
 Ben seni affediyorum. Sen o zamanlar için kendince doğru olanın bu olduğunu düşündüğün için
 öyle davrandın. Geçmişi sevgiyle bırakıyorum...

Buna benzer şekilde yazımı bitirdim. Sonra da kağıtları yırtıp attım.

4-Daha sonra beslenme konusuna eğildim. Kızartma, abur cubur, ketcap, çikolata, şeker gibi yiyecekleri hayatımdan çıkarmaya çalıştım, en azından azalttım.

5- En önemlisi her yemeğin yanında mutlaka salata olmasına dikkat ettim.

6- Su içmeyen biriydim. Her gün su içmek için kendimi zorladım.

7-Saçlarımı mümkün olduğunca topladım. Yüzümle temas etmemesine dikkat ettim.

8- Bu problem ilk ortaya çıktığında bir alışkanlık edinmiştim. Yüzümü peçeteyle kurulardım.
 Havlu kullanmayı bırakmıştım. Şu an bile kağıt havlu kullanıyorum.

9-Sabah -akşam yüz için olan likit (sıvı) sabunla hafifçe bastırmadan yüzümü yıkadım.(Cilt yapınıza uygun likit sabun )

10-Doktorun önceden vermiş olduğu kremi de kullandım.

11-Önemli:
 -Sivilce İzleri Oluşmaması için: Yüzünüzdeki sivilcelere kesinlikle dokunmayın.

  Bazı sivilce maskeleri var. Yüzünüzde donuyor. Ve onu soyarak çıkarıyorsunuz. Bu gibi  sivilce maskelerinden kesinlikle uzak durun. Sivilcenin yapısını bozacak müdahaleler  doku kaybından dolayı çukur izler bırakıyor.

Sivilceler bir gün mutlaka geçiyor. Ancak sivilcelerle oynadığınızda meydana gelen tahrişin ve sivilce izlerinin gitmesi çok zor oluyor maalesef.

-Sürekli aynaya bakmayın: Sivilceniz gitmiş mi diye de her seferinde kontrol etmeyin. Bunun
 bir faydası yok. Sadece daha fazla kaygılanmanıza ve  moral bozukluğunuzun artmasına  neden oluyor.

   Benim ilk uyguladığım bir daha aynaya bakıp sivilcelerimi incelememekti. Yüzümü yıkarken gözlerimi kısarak, uzaktan yüzüme bakmakla yetindim. Herkes yüzümdeki görüntüye  alıştı artık, 
ben de bundan sonra kendimi böyle kabul ediyorum, dedim. 

Artık sivilcelerim varmış yokmuş hiç üzerinde durmayarak her şeyi oluruna bıraktım.Ve bir gün sivilcelerim sessizce çekip gitmişlerdi. Ne zaman gittiklerinin farkında bile olmadım. Şimdi bile düşünüyorum; ''benim sivilcelerim vardı, ne zaman gittiler?''


class='row rowpost'>

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Kısa Bir Bilgi:
1-Reklam, link içeren; spam ve sakıncalı olan yorumları
yayımlamıyorum...Yorum yaparken bu konuya dikkat ederseniz sevinirim...
2-Bir hesabınız yoksa eğer yorumlama biçimini: Anonim seçerek yorum bırakabilirsiniz.
3-Ayrıca yorumunuz benim onayımdan geçtikten sonra yayımlanacaktır.