Sayfa Başına Dön

Ders Calısmak Artik Cok Kolay

8 yorum
ders çalışma yöntemleri
Ben hiçbir zaman çalışkan bir öğrenci olmadım. Ancak zaman zaman parladığım dönemler olmuştur...

İşte bu parlak dönemlerden ve sonradan öğrendiğim, gözlemlediğim bilgilerden yola çıkarak ders çalışma yöntemlerini; 
 kısaca ders çalışma ile ilgili yakından uzaktan bildiğim, öğrendiğim, gözlemlediğim  ne varsa yazmaya çalıştım....

En parlak yıllarımı düşündüğümde  ortaokul yıllarım olarak hatırlıyorum.

Ortaokulda başarımın sırrı ise:
Hocalar ödev verirdi, ödevlerimi yapardım. Dersi derste dinlerdim.
Sınav zamanları ders çalışmakta zorlanan birisiyim. Stresten...Gerçi  bizim zamanımızda verilen ödevleri biz yapardık şimdi veliler yapıyor...Gerçi en ileri eğitim sistemine sahip Finlandiya' da ödev diye bir şey yokmuş....Gerçi artık onlarda ders diye bir şey de yokmuş....

Biraz hocaların kaliteli anlatımı da benim başarımı etkileyen faktörlerdendi.
Bilgiyi düzenli veren ve düzenli not yazdıran hocaların derslerinde hep başarılı olmuşumdur.
Beni çalışmaya sevk etmiştir.

Gerçekten de merak ediyorum sizlerde de öyle mi? Bir bakın bakalım. Başarılı olduğunuz
dersi düşünün bir de çok güzel notların olduğu defterinize bakın. Bu iki şey arasında bir
 bağ var mı?
Şimdilerde tabii internet var. Konuları anlatan çok başarılı  videolar var...Bizim zamanımızda
bunlar olsaydı keşke benim için her şey belki daha farklı olabilirdi.

Bir psikologdan mı kişisel gelişim uzmanından mı dinlemiştim tam hatırlamıyorum...Belki bir
 kitapta okumuş da olabilirim. 

Herkes başarılı olabilir, zihninden geçen olumsuz düşünceleri bertaraf edebildiği sürece. Başarımızı engelleyen en önemli neden zihnimizdeki olumsuz düşünceler ...
Buna kesinlikle katılıyorum. Dersleri derste dinleyemiyoruz zihnimiz başka diyarlarda olduğu için....Ders ise çalışamıyoruz; çünkü başarılı olmayı hak etmediğimiz gibi duygular, düşünceler
 bizi sabote ediyor. 

Öncelikle başarılı olmanızı engelleyen faktörleri belirleyin:
Neden bazı öğrenciler çalışkanken bazıları tembel? Bu iki  insanı birbirinde ayıran fark nedir? 
Zekaları mı? Açıkçası çok çalışkan  arkadaşlarımın  bazı dersleri anlamıyorken sınavlarda yüksek puan aldıklarını görmüştüm. Onların pes etmeyip o konuyu bilen birine sorduklarını, işin peşini bırakmadıklarını söyleyebilirim.

Öncelikle zekanıza güvenin. Kendinize güvenin.
Kimse kimsenin zeka seviyesini bilemez. Zekanın ne kadar geliştirilebileceği yönünde bir kıstas
 bile yok.

Bilgiyi öğrenmek kolay. Sadece öğrenmek için caba gösterin. Araştırın. Biri iyi anlatamıyorsa, başka bir kaynak daha basit şekilde anlatmıştır muhakkak...Biri anlatıp geçmişse
 başka bir kaynak örneklerle daha iyi bahsetmiş olabilir.

1-Psikolojik Olarak Kendinizi Hazırlayın:
İnsanların manipülasyonlarına karşı önce kendinizi eğitin. Hem içsel hem de dışsal sabotajlara
 karşı önlem almak önemli. Bazen başarılı olmak ilgiyi üzerinize çekmek demektir. Taktir
edenler olduğu gibi sizi olumsuz etkileyecek tavırlar da korkutuyor olabilir.
Size şunu söyleyebilirim.

 Doğru düşünce ve doğru tavırla bunun üstesinden gelebilirsiniz. Siz başarılı olduğunuz için
negatif muamele ile karşılaştığınız gibi başarısız olduğunuz da da aynı durum söz konusu...
İnanın değişen bir şey yok.
O yüzden başarılı olmayı seçin siz.

Ben başarılı olduğum dönemlerde hep güzel geri bildirimler aldım. Neden olumsuz tavırlarla karşılaşacağım korkusu oluşmuş zihnimde  bilemiyorum. Sanırım bir bilinçaltıma inmem
gerekiyor...

2-Başarılı Olmayı Hak ettiğinizi Kendinizi İnandırın:
Hep aynı kişiler sınıfın en başarılısıdır. Ve herkes de o kişileri öyle kabul eder...Bu başarılı kişiler arasında niye siz olmayasınız ki...Bununla ilgili kendinize telkinler yapabilirsiniz. Olumlamaları tekrar etmek de olabilir.

3-Hangi Saatlerde Ders Çalışmanız Gerektiğine Karar Verin:
Benim hayatımda gözlemlediğim bazı şeyler oldu. Mesela sosyal hayatı olan bazı öğrenciler gündüzleri normal sosyal hayatına devam ederken akşamları kendilerine ders çalışmak için bir  zaman dilimi  ayarlamışlardır. Ya da sabahın erken saatlerini...
Bu tabii sosyal hayattan vazgeçemeyenler için bir öneri bu...

Sizin için en uygun ders çalışma vakitleri ne zaman önce onu tespit edin. Muhakkak az çok bir fikriniz daha önceki yıllardan oluşmuştur....

4-İnternetten, Sosyal Ağlardan Kopamıyorum mu, diyorsunuz: 
 O zaman bunu fırsata çevirin. Derslerle ilgili videoları izleyin,  ders içerikli sosyal ağları
takip edin.
İnternet dünyasını bilgi ve öğrenmek için kullanın.

5-Öğrenme Stilinizi Bulun:
-Yazarak Çalışmak mı:
Yazarak çalışmak  öğrenme için daha iyi olduğunu tavsiye eden uzmanlar olsa da siz
bu şekilde çalışmayı sevmiyorsanız bunun bir önemi kalmıyor o zaman.

 Derste zihninizi vererek not almanız, hocanın söylediklerini yazarak zaten bu aşamayı
 yaşıyorsunuz. Algılarınızı yazarken açık tutun. Ne yazdığınızın farkında olun.

Benim öğrenme metodum yazarak çalışmaktı. Kendi cümlelerinizle notlar çıkarmak,
öğrendiklerinizi yazararak ifade etmek önemli öğrenme yollarından biri.

-Dinleyerek Öğrenmek mi:
Derste hocayı dinleyin. Anlamaya çalışın. Derste dinleyerek öğrenmek önemli. Hocanızı dinlediğinizde ikinci bir öğrenmeyi de sağlamış oluyorsunuz aslında.

Ek olarak derslerinizi telefonunuza kendi sesinizle kaydedebilir ve bunu dinleyerek
 öğrenebilirsiniz. Hatta Konuyla ilgili videoları izleyebilirsiniz. Bilen birinden O konuyu dinleyebilirsiniz. Birçok alternatif var artık günümüzde.

-Yüksek Sesle Okumak mı: 
Belki de notları yüksek sesle okuduğunuzda iyi öğrendiğinizi düşünüyorsunuz. Bu da bir yöntem. Bazı arkadaşlarımın gürültülü yerde çalıştıklarını, çalışırken sesli okuduklarını duyduğumda çok şaşırmıştım. Benim için sessiz ortamlar olması gerekiyor...

-Birine Anlatıyormuş gibi Çalışmak mı: 
Bir konuyu okurken karşınızda biri varmış gibi okumak, anlamadığınız yerde sorular sormak öğrenmek için diğer önemli bir yol. Bunu ben hiç başaramadım. Ama sizin için uygun bir yol olabilir..
Ayrıca arkadaşlarınıza çalıştığınız konuyu anlatabilirsiniz.

Yapacağınız kendi öğrenme metodunu bulmak ve çalışmak. Belki bu yöntemlerin birkaçını da uygulayabilirsiniz...

Dersi derste dinlediğinizde öğretmeninizin yazdıklarını algınız açık olarak yazdığınızda iki
yöntem kendiliğinden uygulanmış oluyorsunuz aslında...Bi de dersten önce o konuyu bir kere
 okuduğunuzu düşünün..Bir konuyu üç kez farklı yöntemle aşina olmuş olursunuz.

O sınıfta zaten olacaksınız; zihninizi öğretmenin ne anlattığına odaklamaya çalışın ve 
hocanın söylediklerini zaten yazacaksınız;  yazarken ne yazdığınızın bilincinde olun.





6- Derslerden önce ilgili konuyu  bir kere okuyun: 
Derste işlenecek konuyu önceden bir kez okuyup öyle derse girmeniz hem dersleri dinlemenizi  sağlayacak hem de sizler için konu tekrarı olacak.

Hayatımda birkaç kez uygulamışımdır. İnanın hocanın ne dediğini daha iyi anlamama vesile olmuştur. Bir de ister istemez hocayı can kulağıyla dinliyorsunuz. Tabii tüm okul hayatım boyunca uygulasam iyi olurmuş...Ben yapmadım siz yapın...

Feynman tekniği yukarıda öğrenme stillerin hepsini olmasa da çoğunu içinde barındıyor aslında...

7-Feynman Tekniği: 
Bu tekniği uzun zamandır araştırıyordum. Videoları izlediğimde bu tekniği anlatanların uygulamakta biraz başarısız olduklarını fark ettim. Haksızlık etmeyeyim iyi anlatmışlar; ancak ufak tefek eksikliklerin giderilmesi gerekiyor.

 Yazılara göz attığımda ise anlamadığım bazı noktalar oldu. Bu konuda bilgisi olanlar da yüzeysel olarak anlatıp geçmişler. Ben de bu tekniği anladığım kadar yazmaya çalışacağım.

 Öğrenci olsaydım eğer bu tekniği  uygulayıp size daha iyi anlatırdım. Bilgi düzeyinde yazmak benim için gerçekten zor. Çünkü araştırdığım bilgiler uygulamadığım takdirde bana havada kalıyor izlenimi veriyor.

Yalnız fark ettiğim  şöyle bir problem  de var. Bu tekniği tam kavramadığınız taktirde öğrenme şekliniz ezberden öteye gitmiyor. Bizim amacımız ezberlemek değil, detaylı bir şekilde anlayıp, öğrenmek. Buna dikkat edin. Tekniği uygulayacağım diye öğrenme kısmını atlamayın.

Feynmen tekniği adını bu tekniği geliştiren Richard Feynman adlı zattan almış.

 Öncelikle öğrenmeniz gereken konuyu belirleyin.
                                                                   
Bir bilgiyi anlaşılır ve basit hale getirin: 
Bir konu basit ve  iyi anlatıldığı sürece herkes o konuyu öğrenebilir savını öne sürüyor Feynman. Ben yıllarca bu görüşü savunan biri olarak Nobel ödülü almış birinden bunu duyunca ben harcanıyorum buralar da diye düşünmeden edemedim...
                                                                        
Birine öğretmek öğrenmenin en iyi şeklidir:
En sade, en basit şekilde o konuyu anlatabiliyorsanız anlamışsınız demektir, diyor Bay Feynman. Bir konuyu 6 yaşındaki bir çocuğa  anlatamıyorsanız siz de anlamamışsınız demektir diyen Einstein'nın görüşünü savunuyor...
                                      
Temel İlkeleri Öğrenin:
Bir konunun ana ilkelerini iyi öğrenin.
Örneğin Bir matematikte soru çözebilmeniz için temel formülleri bilmeniz gerekiyor. Bundan yıllar yıllar önceydi,  hesaplamam zor olacak...Örneğin yaş problemlerinin bazılarını çözerken bazı soruları çözemediğimi fark etmiştim. Bunu halletmeye karar verdim.

Yaş paroblemleri için verilen formülü inceledim. Mantığını anlamaya çalıştım. Farklı soru stillerinden örnekler vardı. İnceledim. Temel ilkeyi öğrendim. O kadar konuya hakimdim ki sınavlarda yaş problemi gördüğümde elimden kurtulamıyordu.

Kendime güvenerek çözerdim. Bunun en önemli nedeni temel ilkeleri, işin püf noktalarını öğrenmemdi. Tüm konuya hakimdim. Her türlü soruları çözerken o temel ilkeleri uyguluyordum. İsterse farklı şekillerde sorulsun, hiç sorulmamış tarzda  sorulsun hiç fark etmez.

Tabii tüm derslere bunu uygulasaydım iyi olurdu...Bu istikrarı diğer derslerde göstermemem hiç olmamış...Kendime üzülerek bakıyorum şu an...
                                                                                                                             
Anlamadığınız yerlerde kaynağa geri dönün. Eksikliklerinizi tamamlayın:
Konuyu yazarken ya da tekrar ederken eksiklikleriniz olduğunuzu görünce kaynağa bakın.
Eksiğinizi giderin ve kaldığınız yerden devam edin.

Şimdi okuduğunuzu tamamen anladınız. Anlamadığınız yerleri açıklığa kavuşturdunuz. Şimdi Basit cümlelerle başka bir kağıda yazın ya da anlatın. Daha sade, basit bir anlatımla .En önemlisi kendi cümlelerinizle...

Bu tekniği bir konuya çalışırken kullanacağınız gibi, bir konuyu yeterince öğrenip öğrenmediğinizi anlamak için de kullanabilirsin.

 Bu tekniği anladıysanız eğer ben de iyi anlatmışım demektir. Dolayısıyla ben de bu tekniği iyi biliyorum demektir. Anlamadıysanız eğer Feynman tekniği der ki başka kaynaklara başvur,  eksikliklerini gider...
ders nasıl çalışılır



8-Plan Yapmak:(Ders Çalışma Programı Hazırlayın)
Bir planınız yoksa bir gün ders çalışır bir gün çalışmazsınız. O yüzden önce bir plan
yapmanızı tavsiye ederim. Hangi saatlerde ne çalışacağınızı belirleyin ve bir kağıda bunu yazın.
 Her çalışmanız bittiğinde tarihle belirten yere artı işareti, ister çarpı, ister yıldız hangisi hoşunuza giderse onu koyun. Bu çok yararlı bir çalışmadır. 

Zihninize bu konuyu çalıştım bilgisi verirsiniz. Bir konuya hakim olduğunuzu bilmek
diğer çalışmanız gereken konulara yönelmeniz için itici bir güçtür.
Düzen ve disiplinli hareket etmek önünüzü görmeniz için  önemlidir.

Ertesi gün ne çalışacağınızı  kağıtta yazılı olması  kararsızlıktan sizi kurtarır. Harekete
geçmenizi sağlar.

Bullet journal diye bir furya var. İnanamadım. Bullet Journal hayatınızı planlamak için
kullanılan  bir defter. Öğrenme bozukluğu yaşayan birisi tarafından keşfedilmiş. Ben
 bu kadar karmaşık bir plan defteri hayatımda görmedim. Disleks sorunu yaşayan bir insan
 için çok karmaşık bir ajanda gibi geldi ama. Demek yanılıyorum.

 Bunu yapanı da uygulayanı da  çok tebrik ediyorum. Ciddiyim.. Resmen bir  sanat şaheserleri...
bir resimler çizmişler ki strese girme sebebimdir...

Ufak minik çizimler yapayım dedim olmadı; dergi, gazeteden resimler kesip yapıştırayım dedim öyle
 hoş resim bulmak mesele; baktım bir sıkıntı, bir afakan soldan soldan geliyor...Bana o kadar karmaşık geldi ki bir ajanda mı bir  sanat eseri mi belli değil, beni hayattan soğuttu. En son
 bu bana göre değil dedim...
 Zaten o kadar karmaşık bir şeyi uygulayabiliyorsanız siz zaten hayatta her şeyi başarırsınız...

Ben en iyisi  mütavazi  spiral defterime geri döneyim.
Kısacası bir plan defteri  kişiden kişiye değişir. Bir defter de size zor gelebilir. O zaman siz de
 bir kağıda çizelgenizi oluşturup duvara asabilirsiniz. 

Bu maddeyi es geçmeyin. Bir konuyu çalıştıktan sonra bu çizelgede o satıra işaret koymak inanın  motivasyon açısından da size çok faydası olacak...
ders çalışmak







Bir Plan Ağacı
9-Hedeflerinizi Yazın:
Bir hedefiniz olsun. Amacınız ve hedefiniz yoksa çalışmanız için bir sebep de olmaz. Kendinize bir hedef belirleyin...Örneğin ileride hangi mesleğiniz olmasını istiyorsunuz.  O meslekle ilgili fotoğrafları yapıştırın.
Ya da daha yakın bir hedef hangi üniversiteye gitmek istiyorsunuz? Onu ve bölümünü yazın bir kağıda, asın duvarınıza.

10-Anahtar Kelimeleri Daire İçine Alın:
Kitaplar, ders notları bazen sadece bir  başlık altında verilir. Ve o konu içinde birçok önemli
şeyler anlatır. Bu yazımı düşünün. Yan başlıklarla maddeler halinde yazdım. Şimdi bu yan
 başlıklar olmadığın düşün. Ve siz bu yazımın içinde, bu uzuun yazımın içinde bilgiler içinde kaybolurdunuz.

Hem okurken ara başlıklar size okumanızı kolaylaştırıyor hem de tekrar bu yazıma şöyle göz attğınızda bu başlığı gördüğünüzde bu paragrafta yazdıklarımı hatırlayacaksınız.

İşte bu yan başlıklarım olmasaydı eğer sizler anahtar kelimeleri daire içine alarak bir nevi bunu
 yine uygulamış olacaktınız. Bunun ne faydası var? Hem  bir başlık altında neler anlatıldığını geniş çerçevede görmenizi hem de  bilgileri hafızaya alma konusunda yardımcı olacaktır.

Yani Ders Çalışmak Artık Çok Kolay başlığı içinde yan başlıkları yok sayın. Anahtar kelimeler olarak siz daire içine  aldığınızı düşünün.

Bir konu içinde belli konular yan başlıklarda belirtilmeden  yazı içinde geçer. Ve siz o anahtar kelimeleri daire içine alarak çalışmanızı kolaylaştırabilirsiniz.
ders çalışma yolları

Yukarıdaki resimde Öğrenme Stilinizi Bulun yazımın bir kopyası var.  Düz olarak yazıyı örnek olarak verdim. Yazarak çalışma, dinleyerek öğrenme, yüksek sesle okumak..gibi anahtar kelimeleri ben daire içine aldım.
Bu benim seçtiğim anahtar kelimeler. Böylece o daire içine aldığım kelime grubuna  ve başlığa baktığımda konunun bütünü görebilmemi sağlıyor.

Ve o daire içine aldığım anahtar kelimelere baktığınızda öğrenmenin ve bilginin akılda kalması daha kolay olduğunu göreceksiniz.
 Ben bu tekniği Melih Duyar'ının Hafıza Teknikleri seti vardı, oradan öğrenmiştim. Daha sonraki  yıllarda da hocamız derste bunu bizlere anlatınca bu bilgi pekişmişti.

Bu anlattıklarım umarım ders çalışmanız açısından faydalı olur.


class='row rowpost'>

8 yorum :

  1. Güzel bir yazı olmuş. Tam da sınav dönemimde ilgimi çekti hemen bir çırpıda okuyuverdim. Anlatarak çalışanlardanım ben de ya da birisinin önemli yerleri anlatmasıyla iyi öğreniyorum. Feynman tekniğini de güzel anlatmışsınız bir kısmını uyguluyormuşum fark etmeden. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, yorumun için ben teşekkür ederim...Feynman tekniği ilgimi çeken tekniklerden. Bu teknik sanki en zor dersi bile sevdirir gibi duruyor...
      Uzun zamandır yoksunuz, ara sıra bloğunuza uğruyorum. Yoğunsunuz anladığım kadarıyla...
      Sınavında da başarılar diliyorum...

      Sil
    2. Merhaba her iki konuda da haklısınız. Bir sürü teknik derslerimiz oldu; insanın öğrenmeyi öğrenmesi çok iyi bir şey bu teknik de öyle tabii.
      Hem yoğunum hem de sizin de bir yayınınızda paylaştığınız gibi blogumu kapatmayı sahiden düşünüyorum... İyi yayınlar.

      Sil
    3. Ben bloğumdan pek vazgeçemiyorum aslında. Bloğumun benden vazgeçmesini bekliyorum.
      Bloğunuzu kapatmak istemenize üzüldüm. Demek o yazımla size iyi örnek olmamışım. Aslında o yazımı değiştirmek için bekletiyordum. Yorum gelince değiştirmek saygısızlık olur diye dokunamadım aslında...
      Umarım bloğunuzu kapatmak istemenize neden olan ciddi bir sebep yoktur.

      Sil
  2. İçerik yönünden zengin bir blog olması için çaba göstermek gerekiyor. İnternet alemi yalan yanlış bilgilerle dolu ve artık bu yayınların sayısı çoğaldı. Sözüm sizin gibi farklı fikirler ve başlıklar üreten yazarlara değil ama ben de içeriği zayıf bir sayfa sahibesi olmak istemedim. İlgisizliktense hiç yazmamak daha iyi olur sanıyorum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de her zaman bu kaygıyı taşıyan biriyim. Bu yüzden yazılarımı evde oturan kendi fikirlerini yazan birisinin bir izlenimi vermeye çalışıyorum. Bilimsel bir dil, kitap dili kullanmaktan kaçınıyorum.
      Blogger aslında bir sosyal ağ...Facebook, twitter gibi...Blog nedir diye ararsanız Google sağ tarafta ufak bir bilgi eklemiş. Aslında blogları okuyan kişilerin her bilgiyi kabul etmemeleri gerekiyor. Başka kaynaklarla teyit etmeleri önemli.
      Bloggerler bile takip ettikleri kişinin yazılarını sorgulamadan olduğu gibi kabul ettiklerini gördüğümde çok üzülüyor. Benim yazılarımı eleştirebilirsiniz. Muhakkak er ya da geç değerlendiren birisiyim.

      Sil
    2. Mücadele etmek ve tecrübe sahibi olmak güzel bir şey demek. Bunlar tecrübeyle oluşmuş güzel şeyler. Yayınlarınızı merakla okuyorum. Eleştiri konusunda haklısınız yalnız onun da usulünce olanı makbuldür.
      Yazınızı okuyunca bakış açım daha olumlu hale geldi. Zamanla su akar yolunu bulur. Kolay gelsin.

      Sil
    3. Gerçekten de her şey zamanla kendiliğinden rayına oturuyor. Ben de size sınavınızda başarılar diliyorum...Sevgiler, saygılar...

      Sil

Kısa Bir Bilgi:
1-Reklam, link içeren; spam ve sakıncalı olan yorumları
yayımlamıyorum...Yorum yaparken bu konuya dikkat ederseniz sevinirim...
2-Bir hesabınız yoksa eğer yorumlama biçimini: Anonim seçerek yorum bırakabilirsiniz.
3-Ayrıca yorumunuz benim onayımdan geçtikten sonra yayımlanacaktır.